
Technorati Profile
|
KRALIN DÖNÜŞÜ
Ø Gandalf, Minas Tirith Muhafızlarına: “ Artık kapınıza dayanan fırtınaya karşı en iyi savunmanız içinizdeki cesaretiniz olacaktır, cesaretiniz ve size getirdiğim ümit.”
Denethor’un Hizmetine Giren Pippin’e: “ Cömertçe bir eylem soğuk bir nasihatle denetlenmeye kalkışılmamalıdır.”
Ø Denethor: “ Gerektiğinde yardım ve öğüdü hor gören gurur, aptallıktır. Fakat sen bu tür armağanları kendi amaçların için dağıtıyorsun. Ama Gondor Hükümdarı başka adamların amaçlarının aleti olmamalıdır, bunlar ne kadar kıymetli olursa olsun. O yüzden dünyada benim için, şu andaki haliyle Gondor’un iyiliğinden daha yüksek bir amaç yoktur ve Gondor’un hükümranlığı bendedir, başka hiç kimsede değil.”
Gandalf: “ Hiçbir ülkenin, ne Gondor’un, ne de büyük küçük başka bir ülkenin hükümranlığı bana ait değildir. Şu andaki haliyle dünyada tehlike içinde olan her kıymetli şey beni ilgilendirir. Kendi adıma ben, Gondor yok olacak olsa bile, gelecek günlerde zarafetle büyüyüp, meyveler veren ve çiçek açan bir şey şu geceden geçebilirse, kendi görevimde tamamıyla başarısız olmamış olacağım. Çünkü ben de bir çeşit vekilharcım. Bunu bilmiyor muydunuz?”
Ø Hisar Muhafızı Beregond, Pippin’e: “ Bu artık kaleler için çekişme, Ithilien’de veya Anorien’den çıkıp akınlar düzenleme, pusu kurma, çapulculuk yapma değil. Bu, uzun süredir planlanan büyük bir savaş; biz ise, gururumuz ne derse desin, bu savaştaki bir parçayız sadece. Bildirildiğine göre, İç deniz’in gerisinde uzak Doğu’da bazı hareketler varmış; sonra kuzeyde Kuyutorman’da ve gerisinde; güneyde Harad’da da. Şimdi de bütün diyarlar bir sınav verecek, ya ayakta kalacak ya çökecek- gölge altında. Yine de şu şeref bize ait: Karanlıklar Efendisi’nin ana nefretinin asıl yükünü biz taşıyoruz çünkü bu nefret zamanın derinliklerinden geliyor. Balyoz en güçlü buraya inecek. O yüzden Mithrandir buraya böylesine büyük bir hızla geldi.”
“ Zamanla her şeyin kesin bir sonu olacak belki, ama Gondor henüz yok olmayacak. Surlar, önlerine leşleriyle bir duvar ören pervasız düşmanlar tarafından alınsa bile. Hala başka istihkâmlarımız, dağlara açılan gizli yollarımız var. Umut ve hatıra, çimenlerin yeşil kalacağı gizli bir vadide yaşamaya devam edecektir.”
Ø < Pippin, koca surlara, kulelere, cesur sancaklara, yüce gökteki güneşe ve sonra Doğu’da toplanmakta olan karanlığa baktı; o gölgenin uzun parmaklarını düşündü: Ormanlardaki ve dağlardaki orkları, Isengard’ın ihanetini, kem gözün kuşlarını, Shire’3ın yollarında bile dolaşan Kara Süvarileri –ve kanatlı dehşeti, Nazgul’u düşündü. Titredi, umudu küçülmüştü sanki. Sonra aniden başını kaldırarak güneşin hala parlamakta olduğunu ve sancakların hala dalgalandığını gördü. Şöyle bir silkindi. ‘Geçti’ dedi. ‘Hayır, gönlüm henüz ümitsizliğe düşmeyecek. Ayakta durabiliriz, tek ayağımız üzerinde kalsak, hatta dizlerimiz üzerine düşsek bile. >
Ø Aragorn, Merry’e: “ Bu acı baharda birçok ümit sönecek.”
Ø Gandalf, Pippin’e Gollum Hakkında: “ Hain kendisine de ihanet edip niyeti olmadığı halde iyilik yapabilir.”
“ Karanlık başladı. Artık şafak olmayacak.”
Ø Arwen’in Aragorn’a Gönderdiği Sözler: “ Günler artık kısaldı. Ya temenni ettiğimiz şey vasıl olacak ya da bütün umutlar nihayet bulacak.”
Ø Théoden, Aragorn’a: Belki de başkalarının yüreklenip dolanmadığı yollarda dolanmak senin yazgındır.”
Ø Aragorn, Sauron Hakkında: “ Henüz hiçbir şeyden korkmayacak kadar yüce bir kudrete sahip değil, şüphe durmadan kemiriyor onu.”
Ø Aragorn, Éowyn’e: “ Tehlikeli yolları ben seçmiyorum. Eğer gönlümün olduğu yere gitmem mümkün olsaydı, şimdi Kuzey’de Yarmavadi’nin latif vadisinde dolanıyor olurdum.”
Ø Éowyn: “ Ben Eorl sülalesinden biriyim, bir hizmetçi kadın değilim. At sürüp kılıç savurabilirim; ne acıdan ne de ölümden korkarım.”
Aragorn: “ Neden korkarsınız hanımefendi?”
Éowyn: “ Kafesten. Ta ki yaşlılıktan ve alışkanlıktan parmaklıkları kabullenip, büyük işler başarma isteği hatırdan veya gönülden silininceye kadar parmaklıkların arkasında kalmaktan.”
Ø Aragorn: “ Kalın! Çünkü sizin Güney’de bir işiniz yok.”
Éowyn: “ Seninle gelen diğerlerinin de yok. Onlar senden ayrılmak
istemedikleri için geliyorlar- seni sevdikleri için geliyorlar.”
Ø Théoden: “ Sabah verilen öğütler en iyisidir, gece birçok düşünceleri
değiştirir.”
Ø Hirgon, Théoden’e: “ Zamanımızın hükmü Minas Tirith surları önünde
verilecek ve eğer selin önüne orada set çekilmezse, Rohan’ın zarif kırları üzerine akıp geçecek; hatta burada, tepeler arasındaki bu sığınakta bile barınmak mümkün olmayacak.”
Ø Éowyn, Merry’e: “ İradenin istediği yerde bir yol açılır.”
Ø Éomer: “ Bu karanlıkta bile ümit yeniden pırıldıyor.”
Ø Eski Bir Atasözü: “ Sıkışanın gecikmeye tahammülü olmaz ama hiç yoktansa geç olması yeğdir.”
Ø Aragorn, Éowyn Hakkında Éomer’e: “ Seni benden daha büyük bir samimiyetle seviyor; çünkü seni hem seviyor, hem biliyor; ama bende sadece bir gölgeyi ve bir düşünceyi seviyor: Bir şanın ve büyük eylemlerin, Rohan’dan uzaktaki ülkelerin ümidini. Belki benim onun bedenini iyileştirme, onu karanlık vadiden geri çağırma gücüm vardır. Ama uyanınca ne halde olacak: Ümitli mi, unutmuş mu, ümitsiz mi bilemem. Eğer ümitsizlik içinde uyanırsa; benim veremediğim başka bir şifa bulamazsa o zaman ölür.”
“ Şu dünyanın kör acıları arasında bu kadar zarif ve cesur bir hanımın karşılık veremeyeceğin aşkını görmek kadar acı ve utanç veren başka çok az keder vardır bir erkek için.”
Ø Legolas, Gimli’ye: “ Ümit doğar her şey ümitsizleştiğinde.”
Ø Gandalf, Pelennor Savaşı’ndan Sonra: “ Ben hala bir zafer olacağını ümit ediyorum ama silahlarla değil.”
Sauron Hakkında: “ Eğer onu(yüzüğü) yeniden ele geçirirse sizin bütün yiğitlikleriniz boşa gider ve O’nun zaferi hem hızlanır hem de mükemmel olur: O kadar mükemmel olur ki, bu dünya ayaktayken kimse bu zaferin nihayetini göremez. Eğer bu şey yok edilirse, o zaman O düşecektir; o kadar aşağıya düşecektir ki kimse bir daha O’nun yeniden doğruluşunu göremeyecektir. Çünkü başlangıcında kendisi için tabii olan gücün en mükemmel kısmını kaybetmiş olacak ve o güçle yapılmış veya başlamış olan her şey ufalanacak, O sonsuza kadar sakat kalıp kendi kendini gölgelerde kemiren önemsiz bir ruh halini alacak, ama bir daha ne büyüyebilecek ne de bir biçimi olacaktır. Ve böylece bu dünyanın büyük bir kötülüğü ortadan kaldırılmış olacak.
Gelebilecek başka kötülükler de var; çünkü Sauron kendisi de bir hizmetkâr veya gizli bir casustan başka bir şey değildi. Yine de dünyanın bütün gelgitlerine hâkim olmak değil bizim rolümüz; bizim rolümüz içine bırakılmış olduğumuz yılları sıkıntıdan kurtarmak için elimizden geleni yapmak, bizden sonra yaşayanlar işlemek için temiz bir toprak bulabilsinler diye bildiğimiz tarlalardaki kötülüğü kökünden söküp atmak. Ama onların ne bulacakları bizim hükmümüze bağlı değil.”
Ø Frodo, Sam’e: “ Her şey o kadar ümitsiz ki, yarın için endişe etmeye gerek yok.Büyük bir ihtimalle yarın hiç olmayacak.”
Ø < Dağların en üstündeki karanlık kayalık tepenin üzerinde, parçalanmış bir bulutun arasından bakan beyaz bir yıldızın bir süre parıldadığını gördü Sam. Terk edilmiş topraklardan yukarı bakarken yıldızın güzelliği içini yaktı ama ümidi de geri geldi. Çünkü sonuç olarak Gölge’nin sadece küçük ve geçici bir şey olduğu düşüncesi berrak ve soğuk bir ışık huzmesi gibi içini delmişti: O’nun erişemediği yerde ışık ve yüce bir güzellik vardı sonsuza kadar. Şimdi, bu an için kendi yazgısı bile onu rahatsız etmiyordu artık. >
Ø Faramir, Éowyn’e: “ Artık bu kötü zamanların korkusu ve kuşkusu gerçekten iyice karardı. Éowyn, bu dünyanın şimdi bitmesini ya da bulduğum şeyi bu kadar çabuk kaybetmek istemezdim.”
“ Hükümdar Aragorn’un sevgisini istiyordunuz. Çünkü O, yüce ve kudretliydi; siz de şan, şeref ve dünyada sürünen kötü şeylerin çok üzerinde olmak istiyordunuz. Ve genç bir askere büyük bir komutan nasıl görünürse, O da öylece kazandı sizin gönlünüzü.”
Ø Gandalf, Hobbitlerle Vedalaşırken: “ Ağlamayın demeyeceğim; çünkü bütün gözyaşları kötü değildir.”
Abone ol..
Yazarlarımız
| Pzr | Pzt | Sa | Ça | Pe | Cu | Cts |
| 1 | 2 | 3 | ||||
| 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 |
| 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 |
| 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 |
| 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |