Reklam alanı

cssustmenu

yataradsenseust

solll

Hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak. Hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak



Son Eklenen Fotoğraf
kardeşlik broşu
kardeşlik boroşu
şanslı nazgul
nazgul
nazgul yüzüğü
nenya
Vilya (The Ring of Air)
tek yüzük
Nenya (The Ring of Adamant)
9
 

 
google-analytics
Add to Technorati Favorites Technorati Profile

adsenserust  
Ana Sayfa > Hakkımızda-Blog > Henüz gurur ve itibarın unutulmadığı özgür ve cesur insanların yaşadığı zamanlarda
okunuyoruz
Henüz gurur ve itibarın unutulmadığı özgür ve cesur insanların yaşadığı zamanlarda
Bir hikaye var aşağıda.Benim hoşuma gitti. Bakalım sen ne diyeceksin. Uzun olduğu için şimdilik sadece ilk kısmını gönderiyorum. Herkesin seveceği birşey değil. Bizim gibi farklı dünyaları sevenlere hitap ediyor. (bana eoweyn göndermişti bende çok beğendim ekledim buraya.)

Henüz gurur ve itibarın unutulmadığı özgür ve cesur insanların yaşadığı zamanlardı.

Duymak isteyenler için o zamanlara ait bir hikaye.

Masmavi gökyüzünün altında uzanan yemyeşil topraklar,tepelerin arasından usulca akan sular.Atlarının sırtında yavaşça ilerleyen yedi atlı bu güzel manzarayı hayranlıkla izlediler.Uzun yıllardır pek çok yer dolaşmışlar ama bu kadar güzel bir manzara görmemişlerdi.Bu topraklar hakkında pek çok şey duymuşlardı ama daha önce hiçbiri buraya kadar gelmemişti

“Şövalyeler diyarı” diyerek sessizliği bozdu Turen.

Burası adını sık sık duydukları Eden’dı,ama çoğu kişi buraya ‘Şövalyeler Diyarı’ derdi.Çünkü başka yerlerde unutulmaya yüz tutmuş şövalyelik geleneği bu ülkede hala yaşamaktaydı. Ülkenin kuruluşundan beri bir şövalye birliği vardı.Ülkenin en güçlü askerlerinden oluşan bir birlik ve bu birliğe kumanda eden en güçlü şövalye olan bir komutan... Uzaklardan duydukları ve onlara bir efsane gibi gelen bu ülke şimdi gözlerinin önünde uzanmaktaydı.

Nathan: “Yakında hava kararacak,şu ağaçların altında geceyi geçirebiliriz”

Dagon: “Bu gece de dışarıda uyuyacağız yani”

Malin: “Biz zaten hep dışarıda uyuyoruz Dagon”

Dagon: “Evet ama rahat bir yatakta uyumak fena olmazdı”

Gedar: “En azından hava güzel,yağmur yok”

O gece çok fazla konuşmadılar,hepsi de yorgundu. Huzurlu bir uykuya daldılar. Tam 10 yıldır at üstünde her yeri dolaşmışlardı.Artık bu duruma alışmışlardı. Başlarda zor gelmişti topraklarından ayrılmak ama buna mecbur kalmışlardı.Onlar onurlu ve güçlü bir halkın son temsilcileriydiler.Sargas’tan geriye tek kalan onlardı. Sargas halkı,cesaretleriyle ünlü güçlü bir halktı. Kendi topraklarında özgürce yaşıyorlardı. Ama o karanlık günlerde kuzeydeki barbarlar çevrelerindeki bütün toprakları istila ediyorlardı. Yakıp yıkıyor,geriye hiçbir şey bırakmıyorlardı.10 yıl önce o gün Sargas toprakları en acı gününü yaşamıştı.Barbaların ani saldırısına uğramışlar,cesurca savaşmışlar ama akın akın gelen barbarlara karşı koyamamışlardı.O gün hepsi orada öldü.Onlarda geriye sadece bu yedi adam kaldı.Saldırıda orada değillerdi,uzaktaydılar. Evlerine döndüklerinde acı bir manzarayla karşılaşmışlar,yağma için kalan barbar birliğiyle savaşmış,hepsini yok etmişlerdi.Ama kayıpları çok büyüktü. Aileleri,sevdikleri tüm insanlar,onları bu topraklara bağlayan her şey yok olup gitmişti.Artık sadece birbirlerine tutunacak ve bu toprakları terk edeceklerdi.Belki böylece acı hatıralarını unutabilirlerdi. Ama nereye giderlerse gitsinler bu acıyı da birlikte götürmüşlerdi. İşte bu yüzden hepsinin yüzünden okunan bir hüzün vardı.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte huzurlu uykularından uyandılar.Tıpkı gece olduğu gibi şimdi de hava açıktı,güneş parıldıyordu ve etrafta sadece kuşların cıvıltıları duyuluyordu.Güzel bir uykunun ardından acıkmışlardı.

“Son yiyeceğimizi yiyelim” dedi erzaklarının bitmekte olduğunu gören Borga.

Leven: “Erzak almamız gerekiyor”

Malin: “Evet,üstelik uzun zamandır yoldayız.Bir süre dinlenecek yer bulsak iyi olacak”

Dagon: “Evet,at üstünde gitmekten yoruldum.”

Nathan: “Eden yakında olmalı.Orada hem bir süre dinlenir hem de erzak temin ederiz”

Turen: “Hadi hemen bir şeyler yiyip yola çıkalım”

Nathan: “Ben biraz su getireyim.Yakınlarda bir su olmalı,sesini duyabiliyorum”

Onlar erzakları hazırlarken Nathan da sesi takip ederek su kaynağına doğru gitti.Sonunda ağaçların arasından akan bir dere buldu. Berrak suya eğilerek su kabını doldurmaya başladı.O sırada suda bir akis gördü.Beyaz bir siluet. Başını kaldırıp baktığında karşı kıyıda onun gibi suya eğilmiş beyazlar içinde bir kız gördü. Uzun sarı saçları omuzlarından dökülen bu zarif kız da o anda başını kaldırıp ona baktı. Bir süre ikisi de öylece kıpırdamadan durdular.Kızın beyaz teninde en can alıcı olan simsiyah gözleriydi. Uzakta olmasına rağmen öyle derin bakmıştı ki Nathan bu bakışların içine işlediğini hissetti. Sonra kız aniden yerinden kalktı ve hızla uzaklaştı. Nathan ona seslenmek istedi ama yapamadı. Arkasından öylece bakakaldı. Arkadaşlarının yanına döndüğünde onlar yemeğe başlamışlardı bile.

Borga: “Nerede kaldın dostum?”

Gedar: “Yoksa suyu bulamadın mı?”

Nathan: “Buldum,evet buldum”

Yüzü bembeyaz olmuştu.Onun bu halini fark eden Leven:

“Neyin var ……..?Bir şey mi gördün?”

Dagon: “Seni bu hale getirdiğine göre korkunç bir şey olmalı”

Malin: “Evet,ne gördüğünü söyleyecek misin?”

Nathan: “Bir kız”

Dagon: “Gerçekten de korkunçmuş”

Kahkahaları onu bir parça kendi getirdi,geçip oturdu.

Turen: “Büyülenmiş gibisin.Çok mu güzeldi?”

“Su getirmeyi unuttuğuna göre öyle olmalı” dedi Nathan’ın elindeki boş su kabını gösteren Borga.

Nathan: “Çok güzeldi,çok zarifti. Saçları,yüzü,gözleri…Bakışlarının içimi yaktığını hissettim. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemiştim.”

Hepsi onu şaşkınlıkla dinliyordu.

Dagon: “Hadi dostum karnımızı doyurup yola çıkalım bir an önce. Hem belli mi olur eğer gördüğün bir su perisi değildiyse Eden’da yaşıyor olabilir.
Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
devam
devamınıda koyarmısın yada bana maille at!
Barış Yıldırım eklemiş. | 08 Mayıs 2008 Saat 12:14
Hikayenin devamı
Maalesef bu kadarıyla yetinmeniz gerekecek.Burada yayınlanması hesaba katılmamıştı çünkü.Yine de beğenilmesi hoş tabi.
eowyn eklemiş. | 05 Haziran 2008 Saat 21:19
lutfen
dostum bu cok guzel bır yazı mümkünse banada gonderirmisin

emegine saglik

knight-world@hotmail.com
omer eklemiş. | 12 Temmuz 2008 Saat 22:01
Yorum Ekleyin
Başlık
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.

ortakutu
saggg

aramaa

Google

Abone ol..
abonemail

abone olmak istiyorum:


 

Yazarlarımız

-YolGezer (hsnksy)
 

Anket
Üçlemeden sonra yıllar geçti.Şimdi ne olsun istersiniz?
Üçleme yeterli,başka film çekilmese de olur
Silmarillion'daki hikayeler filme çekilsin
'Hobbit' filme çekilsin

 
Özel Bölümler

 

tbyazarlari
Visit Turk Blog Yazarlari

Aylık Arşiv
Şubat 2008
Mart 2008
Mayıs 2008
Haziran 2008
Temmuz 2008
Ağustos 2008
Eylül 2008
Yıllık Arşiv

Eylül 2008
PzrPztSaÇaPeCuCts
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930

TolkienVeOrtaDunya.com: Tolkien, Yüzüklerin Efendisi ve OrtaDünya Blogu
blogumuz yüzüklerin efendisi üçlemesi hakkında yapılmıştır burada bulunan bütün yazı ve fikirler ekibimizin düşünceleridir yani hiçbir şekilde tolkien'i bağlamaz. site CC lisansına göre düzenlenmiştir. site "hsnksy" grup üyesidir.