|
|
|
|
|
|
|
|
|
1996'da Yüzüklerin Efendisi'ni yayımlamaya başladığımızda şöyle demiştik: "Dünya ikiye bölünmüştür, denir Tolkien'ın yapıtı söz konusu olduğunda: Yüzüklerin Efendisi'ni okumuş olanlar ve okuyacak olanlar. Artık Türkiyeli okur da okumuş olanlar tarafına geçebilecek!" Gerçekten de Türkçe basım, kitaba ilginin evrenselliğini kanıtladı. Yüzüklerin Efendisi son yüzyılın en çok okunan yüz kitabı arasında en başta geliyor; bilimkurgu, fantezi, polisiye, best-seller ya da ana akım demeden, tüm edebiyat türleri arasında tartışmasız bir önderliğe sahip. Bir açıdan bakarsanız bir fantezi romanı, başka bir açıdan baktığınızda, insanlık durumu, sorumluluk, iktidar ve savaş üzerine bir roman. Bir yolculuk, bir büyüme öyküsü; fedakârlık ve dostluk üzerine, hırs ve ihanet üzerine bir roman...
YÜZÜKLERİN EFENDİSİ Üç Yüzük göğün altında yaşayan Elf Kralları'na Yedisi taştan saraylarında Cüce Hükümdarlar'a, Dokuz Yüzük Ölümlü İnsanlar'a, ölecekler ne yazık Bir Yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda Kara tahtında oturan Karanlıklar Efendisi'ne Hepsine hükmedecek Bir Yüzük, hepsini o bulacak Hepsini bir araya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak Gölgeler içindeki Mordor Diyarı'nda |
|
| |
|
|
|
|
|
|
ISBN 975-342-163-X 13X19.5 cm., 496 s. |
|
|
Etiket fiyatı: 20,00 YTL %20 indirimli: 16,00 YTL |
| | |
|
| Yüzük Kardeşliği |
|
|
| Yüzüklerin Efendisi I |
|
|
| Özgün adı: The Fellowship of the Ring |
Çeviri: Çiğdem Erkal İpek Şiir Çevirileri: Bülent Somay Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen, Bülent Somay, Deniz Erksan Kapak İllüstrasyonu: John Howe Kapak Tasarımı: Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: İlk Basım: 1997 5. Basım: Şubat 2007 |
|
|
| Frodo, Pippin, Merry ve Sam, Gandalf ve Aragorn, hepsine hükmedecek Tek Yüzük'le gölgeler içindeki Mordor'a doğru yola çıkarlar.Peşlerinde ise Karanlıklar Efendisi Sauron'un Kara Süvarileri ve öykünün sonuna kadar bizden ayrılmayacak olan Gollum... |
|
| |
|
|
|
|
|
|
ISBN 975-342-181-8 13X19.5 cm., 416 s. |
|
|
Etiket fiyatı: 20,00 YTL %20 indirimli: 16,00 YTL |
| | |
|
| İki Kule |
|
|
| Yüzüklerin Efendisi II |
|
|
| Özgün adı: The Two Towers |
Çeviri: Çiğdem Erkal İpek Şiir Çevirileri: Bülent Somay Yayıma Hazırlayan: Bülent Somay Kapak İllüstrasyonu: John Howe Kapak Tasarımı: Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: İlk Basım: 1998 4. Basım: Aralık 1999 |
|
|
| Yüzük Kardeşliği dağılıyor bu ciltte. Frodo ve Sam Yüzük'le birlikte Mordor'un kapılarından geçmeye çalışırken yeni bir yol arkadaşı ediniyorlar. Orklara esir düşen Merry ve Pippin, Orta Dünya'nın en eski ırkıyla tanışıyorlar. Aragorn, Gimli ve Legolas ise, Orta Dünya'nın kaderini çizecek büyük savaşların ilkine katılıyorlar... |
|
| |
|
|
|
|
|
|
ISBN 975-342-202-4 13X19.5 cm., 408 s. |
|
|
Etiket fiyatı: 20,00 YTL %20 indirimli: 16,00 YTL |
| | |
|
| Kralın Dönüşü |
|
|
| Yüzüklerin Efendisi III |
|
|
| Özgün adı: The Return of the King |
Çeviri: Çiğdem Erkal İpek Şiir Çevirileri: Bülent Somay Yayıma Hazırlayan: Bülent Somay Kapak İllüstrasyonu: John Howe Kapak Tasarımı: Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: İlk Basım: 1998 4. Basım: Ağustos 1999 |
|
|
| Keşke bitmese, ama bitiyor. Bu ciltte Karanlıklar Efendisi ile Yüzük Kardeşliği, iki cephede karşı karşıya geliyorlar. Frodo ve Sam ellerinde hepsine hükmedecek Tek Yüzük ile Mordor'un içine, karanlığın kalbine doğru bir yolculuk yaparken, diğerleri de karanlığa karşı son cephe olan Gondor'da umutsuz bir savunmaya girişiyorlar... |
|
| |
|
|
|
|
|
|
ISBN 975-342-347-0 16.5x22.5 cm., 1015 s. |
|
|
Etiket fiyatı: 45,00 YTL %20 indirimli: 36,00 YTL |
| | |
|
| Yüzüklerin Efendisi |
|
|
Tek Cilt Özel Basım Yüzüklerin Kardeşliği / İki Kule / Kralın Dönüşü |
|
|
| Özgün adı: The Lord of The Rings |
Çeviri: Çiğdem Erkal İpek Şiir Çevirileri: Bülent Somay Yayıma Hazırlayan: Müge Gürsoy Sökmen, Bülent Somay, Deniz Erksan Kapak Tasarımı: Emine Bora, Semih Sökmen |
Kitabın Baskıları: İlk Basım: Aralık 2001 |
|
|
| Üç kısımı bir araya getiren özel, tek cilt edisyon. Hem hâlâ okumamış, "okuyacak olanlar" için, hem de bu güzel kitabın kütüphanenizde gelecek kuşaklara devrolacak kadar kalıcı olması için... |
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| "Yayıncının Notu", s. 9-10 |
|
|
Yüzüklerin Efendisi, Tolkien'ın kitaba yazdığı Ek'lerden birinde de belirttiği gibi, Kırmızı Kitap'tan yapılmış bir "çeviri". Her ne kadar Orta Dünya'nın Üçüncü Çağ'ında Elfler, Hobbitler, İnsanlar ve Cüceler bir Ortak Lisan konuşuyorlardıysa da, bu lisanın özellikleri ırktan ırka ve bölgeden bölgeye değişiyor. Tüm bu özelliklerin "İngilizce'ye çevrilmesi", Tolkien gibi bir dilbilimcinin onyıllarını almış. Aynı özellikleri bozmadan Türkçe'ye çevirmek daha da zor. Zorlukların birincisi, isimler konusunda. Birçok isim zaten Ortak Lisan'da değil, kahramanların özgün dillerinde. Dolayısıyla Elfçe bir isim zaten İngilizce'ye çevrilmemiş, Elfçe kalmış. Biz de bu kurala uyduk. Ancak bazı isimler, özellikle de Hobbitlerin soyadları İngilizce'ye çevrilmiş; biz de yapabildiğimiz kadarıyla bu soyadları Türkçe'ye çevirdik. Aynı şey yer isimleri için de geçerli. Bu yüzden, örneğin, İngilizce'ye Brandywine olarak çevrilen Baranduin, Türkçe'de Brendibadesi oldu. Aynı şekilde, hancı Barliman ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| "Sunuş: Çevrilmiş Bir Yapıta Önsöz"(*), s. 11-14 |
|
|
"One book to charm them all and in gladness bind them..." (1) Bir çocuk filminin son sekansında, bana çok yakın gelen bir cümle duymuştum: "İki tür hikâye vardır," diyordu filmin esrarengiz sihirbazı. "Gerçek hikâyeler, ve gerçek olması gereken hikâyeler. Bu izlediğiniz ikinci tür hikâyelerdendi." J.R.R. Tolkien'ın kült eseri Yüzüklerin Efendisi'nde ikinci tür hikâyelerden biri, belki de en güzeli anlatılmakta. Peki ama, nedir bana ve daha yüz küsur bin okuyucuya "Frodo Baggins'le sekiz yol arkadaşının öyküsü gerçek olmalıydı" dedirten? Çok mutlu bir dünyada mı yaşıyorlar, olaylar çok mu keyifli, "keşke bu maceralar benim başımdan geçseydi" diye mi düşünüyor insan? Hiç değil. Yüzüklerin Efendisi'nin çizdiği Middle-Earth yani ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| "Dört Gözle Beklenen Davet"ten, s. 35-47 |
|
|
Çıkın Çıkmazı'ndan Bay Bilbo Baggins kısa bir süre sonra yüz on birinci yaşgününü debdebeli bir davet ile kutlayacağını ilan ettiğinde Hobbitköy'de büyük bir heyecan yaşanmış ve söylentiler alıp yürümüştü. Bilbo hem çok zengin hem de acayip biriydi; ayrıca tuhaf bir biçimde ortadan yokolup beklenmedik bir şekilde geri dönüşünden beri, yani altmış yıldır, Shire'ın merak konusuydu. Yolculuklarından alıp getirdiği servet yöresel bir efsane halini almıştı bile; yaşlılar ne derse desin hemen hemen herkes Çıkın Çıkmazı'ndaki Tepe'nin ağzına kadar define dolu tünellerle örülü olduğuna gerçekten inanıyordu. Ve bütün bunlar Bilbo'yu ünlü yapmaya yetmezmiş gibi, şayanı hayret bir özelliği daha vardı: Bitmek nedir bilmeyen dinçliği. Zaman, akıp gitse de Bay Baggins'e pek etki etmiyor gibiydi. Doksan yaşında, elli yaşındaki halinden pek farklı görünmüyordu. Doksan dokuz yaşında ona yaşını göstermiyor demeye başladılar; fakat yaşlanmıyor demek daha isabetli olurdu. Başlarını sallayıp böyle bir ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
|
|
|
|
| Sevin Okyay, “Orta Dünya'nın ortak lisanı”, Virgül, Sayı 3, Aralık 1997 |
|
|
Tolkien Hobbit'i gerçekten de çocukları için yazmıştır belki, zaten onları masallarla oyalamak gibi bir huyu vardı. Ama Hobbit'in masalsı, nispeten hafif üslubuyla başlamasına rağmen Yüzüklerin Efendisi gitgide daha esrarengiz, karanlık, karmaşık hale gelen havasıyla fantezinin ayrı bir grubunda yer alır. Fevkalade zengin tarihi, coğrafyası, ve hepsinden önemlisi göz kamaştırıcı lisan çalışmasıyla düpedüz eşi menendi olmayan bir kitaptır. Aslında, kişiliğinin parçalarını toplayıp bir araya getirircesine yazdığı Yüzüklerin Efendisi'ni onun ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| Zeki Bulduk, “Orta Dünya’dan Kalbe Doğru…”, Kitap Zamanı, 25 Eylül 1998 |
|
|
Romanlarında alegori –benzeşim– yapmadığını, alegorinin sanata yapılacak en çirkin saldırı olacağını belirten J.R.R. Tolkien yazdıklarının gerçekliğine inanmaktadır. Yazarın inandıklarını tartışmak değil niyetim. Fakat teşbih hususunda kendisini yanılttığı kanaatindeyim. Gerçi bu konu Avrupa'da alegori-masal tartışmalarının merkezinde yer aldı ve Tolkien kendisini bu iki grubun yorumlarından da uzak tuttu. (…) Popülarizmin başını alıp gittiği zamanımızda Yüzüklerin Efendisi'ne olan teveccühün fazlalığı (Türkiye şartlarında) elbette güzeldir. Fakat kitaptaki ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| Bülent Somay, “Bir Kült Kitap: Yüzüklerin Efendisi”, Cumhuriyet Kitap, 20 Kasım 1997 |
|
|
Soğuk, protokol düşkünü, heyecansız, mesafeli, tepkileri ölçülü, resmi, ateş hattında bile beş çayını ihmal etmeyen İngiliz ulusu, hiçbir şeyden kendi yazarlarından çektiği kadar çekmedi. Eşcinseller mi istemezsiniz (Oscar Wilde), roman yazıyorum diye hela maceralarını anlatanlar mı (Jame Joyce)? Zaten zamanında Swift şu İrlanda meselesini karıştırıp saygıdeğer İngilizlerin başını epeyce ağrıtmıştı. D. H. Lawrence soyluların dünyasına cinselliği soktu. Virginia Woolf "İngiliz kibarlığı" maskesi ardında gizlenen "erkek egemen" toplum değerlerini az mı aşındırdı? Bunlara bir de saygıdeğer bir İngiliz dili profesörünün (hiç utanmadan!) peri masallarını roman diye yutturmaya kalkışmasını ekleyin.... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| Bülent Somay (Metis Yayınları Bilimkurgu ve Fantezi Editörü) |
|
|
"Kendi kuralları olan, bambaşka bir tarihi, tanrılar sistemi ve ahlak kuralları olan dünyada gezen fantastik romanlar Tolkien'la başlıyor. Yazarın yarattığı dünyanın temellerini attığı Hobbit'le Yüzüklerin Efendisi arasında 15 seneye yakın bir zaman var. Tolkien, aslında bir dilbilimci, yani işi dille. O yüzden, eski İskandinav dillerini, eski İngilizce'yi gayet iyi biliyor. Artı, bu dillere ait destanları biliyor, kendi dillerinde okuyabiliyor onları. Fantastik bir dünya yaratıp, kendi anlatmak istediği öyküyü o dünyanın sınırlarına koymak fikri, Tolkien'a çok cazip geliyor ve Hobbitle yaşadığı ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| Sevin Okyay, “Gerçek gibi hikâye: Yüzüklerin Efendisi”, Radikal Kitap Eki, 21 Aralık 2001 |
|
|
Hayal gücünün has çocuğu fantezinin yükseldiği bir dönemdeyiz. Bu dönemin en parlak yıldızlarından biri Harry Potter'ın yaratıcısı Joanne Kathleen Rowling'se, bir diğeri de fanteziye hâkimiyetini ilk kez Hobbit'le kanıtlamış olan John Ronald Reuel Tolkien'dir: Her haliyle Victoria devrine has niteliklere sahip, münzevi sayılmasa da şan şöhretten kaçmış, mazbut bir dilbilim profesörü. J.R.R., Hobbitten on yedi yıl sonra yayımlamaya başladığı Yüzüklerin Efendisi'yle benzersiz bir efsanenin de yaratıcısı oldu. Rowling onun yanında her anlamda yeniyetme sayılır.... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| Sabri Çuha, "Yüzüklerin Efendisi", kara mecmuA, 2002 |
|
|
"Güzel bir kitap okudum" veya "güzel bir film izledim" demek için kullandığnız kriterler nelerdir? O kitabın ya da filmin sizi içine alıp bambaşka bir gerçeklik içinde bir süre dolaştırıp sonra da "keşke bitmeseydi" duygusuyla koltuğunuza geri bırakması mı? Eğer kriteriniz bu ise, doğrudur, Yüzüklerin Efendisi kitabı ve filmi güzeldir. Ama bence kriter olarak bundan daha fazlasına ihtiyacımız var; çünkü bir eserin "başarısı" ardında büyük kötülükler barınabilir. Özellikle fantastik edebiyatın kilometre taşı olarak kabul edilen Yüzüklerin Efendisi kitabı ve yıllar ... Devamını okumak için bkz. |
|
|
|
|
| Linda Stark , “Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter, Conan: Fantastik edebiyat sinemalar diyarında”, Virgül, Sayı 49, Mart 2002 |
|
|
Birkaç aydır nereye dönseniz ya “Yüzükler” muhabbeti ya da Harry Potter: Film piyasasının kendi dışındaki alanları da nasıl canlandırdığı malum. Oyuncaklardan giyeceklere, hediyelik eşyalardan yiyecek içeceğe kadar varsa yoksa Yüzükler ile Harry Potter... Önce Yüzükler: Otuz iki salon tekmili birden, bazen de tek bir sinemada iki salonda birden Türkiye’de de gecikmesiz gösterime giren Yüzüklerin Efendisi’nin yönetmeni Peter Jackson, J.R.R. Tolkien’ın üç kitabını birden çekmeye koyulmuş. Yedi senelik bir çalışma, beş sene süren çekimler... Hayalinde canlandırdığı Orta Dünya’yı bulamayınca, ... Devamını okumak için bkz. | | |