<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
 <rss version="2.0">
 <channel>
	  <title>TolkienVeOrtaDunya.com: Tolkien, Yüzüklerin Efendisi ve OrtaDünya Blogu</title> 
	  <link>www.tolkienveortadunya.com</link> 
	  <description></description> 
 	  <language>utf-8</language> 
	  <copyright>Copyright TolkienVeOrtaDunya.com: Tolkien, Yüzüklerin Efendisi ve OrtaDünya Blogu</copyright> 
	  <lastBuildDate>Fri, 18 Apr 2008 10:44:13 GMT</lastBuildDate> 
	  <docs>www.tolkienveortadunya.com/rss.xml</docs> 
    <item>
  <title>Henüz gurur ve itibarın unutulmadığı özgür ve cesur insanların yaşadığı zamanlarda</title> 
  <pubDate>Fri, 18 Apr 2008 10:44:13 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/henuz-gurur-ve-itibarin-unutulmadigi-ozgur-ve-cesur-insanlarin-yasadigi-zamanlarda </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/henuz-gurur-ve-itibarin-unutulmadigi-ozgur-ve-cesur-insanlarin-yasadigi-zamanlarda </guid>
  <description>Bir hikaye var aşağıda.Benim hoşuma gitti. Bakalım sen ne diyeceksin. Uzun olduğu için şimdilik sadece ilk kısmını gönderiyorum. Herkesin seveceği birşey değil. Bizim gibi farklı dünyaları sevenlere hitap ediyor. (bana eoweyn göndermişti bende çok beğendim ekledim buraya.)

Henüz gurur ve itibarın unutulmadığı özgür ve cesur insanların yaşadığı zamanlardı.

Duymak isteyenler için o zamanlara ait bir hikaye.

       Masmavi gökyüzünün altında uzanan yemyeşil topraklar,tepelerin arasından usulca akan sular.Atlarının sırtında yavaşça ilerleyen yedi atlı bu güzel manzarayı hayranlıkla izlediler.Uzun yıllardır pek çok yer dolaşmışlar ama bu kadar güzel bir manzara görmemişlerdi.Bu topraklar hakkında pek çok şey duymuşlardı ama daha önce hiçbiri buraya kadar gelmemişti

       “Şövalyeler diyarı” diyerek sessizliği bozdu Turen.

Burası adını sık sık duydukları Eden’dı,ama çoğu kişi buraya ‘Şövalyeler Diyarı’ derdi.Çünkü başka yerlerde unutulmaya yüz tutmuş şövalyelik geleneği bu ülkede hala yaşamaktaydı. Ülkenin kuruluşundan beri bir şövalye birliği vardı.Ülkenin en güçlü askerlerinden oluşan bir birlik ve bu birliğe kumanda eden en güçlü şövalye olan bir komutan... Uzaklardan duydukları ve onlara bir efsane gibi gelen bu ülke şimdi gözlerinin önünde uzanmaktaydı.

       Nathan: “Yakında hava kararacak,şu ağaçların altında geceyi geçirebiliriz”

       Dagon: “Bu gece de dışarıda uyuyacağız yani”

       Malin: “Biz zaten hep dışarıda uyuyoruz Dagon”

       Dagon: “Evet ama rahat bir yatakta uyumak fena olmazdı”

       Gedar: “En azından hava güzel,yağmur yok”

O gece çok fazla konuşmadılar,hepsi de yorgundu. Huzurlu bir uykuya daldılar. Tam 10 yıldır at üstünde her yeri dolaşmışlardı.Artık bu duruma alışmışlardı. Başlarda zor gelmişti topraklarından ayrılmak ama buna mecbur kalmışlardı.Onlar onurlu ve güçlü bir halkın son temsilcileriydiler.Sargas’tan geriye tek kalan onlardı. Sargas halkı,cesaretleriyle ünlü güçlü bir halktı. Kendi topraklarında özgürce yaşıyorlardı. Ama o karanlık günlerde kuzeydeki barbarlar çevrelerindeki bütün toprakları istila ediyorlardı. Yakıp yıkıyor,geriye hiçbir şey bırakmıyorlardı.10 yıl önce o gün Sargas toprakları en acı gününü yaşamıştı.Barbaların ani saldırısına uğramışlar,cesurca savaşmışlar ama akın akın gelen barbarlara karşı koyamamışlardı.O gün hepsi orada öldü.Onlarda geriye sadece bu yedi adam kaldı.Saldırıda orada değillerdi,uzaktaydılar. Evlerine döndüklerinde acı bir manzarayla karşılaşmışlar,yağma için kalan barbar birliğiyle savaşmış,hepsini yok etmişlerdi.Ama kayıpları çok büyüktü. Aileleri,sevdikleri tüm insanlar,onları bu topraklara bağlayan her şey yok olup gitmişti.Artık sadece birbirlerine tutunacak ve bu toprakları terk edeceklerdi.Belki böylece acı hatıralarını unutabilirlerdi. Ama nereye giderlerse gitsinler bu acıyı da birlikte götürmüşlerdi. İşte bu yüzden hepsinin yüzünden okunan bir hüzün vardı.   

       Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte huzurlu uykularından uyandılar.Tıpkı gece olduğu gibi şimdi de hava açıktı,güneş parıldıyordu ve etrafta sadece kuşların cıvıltıları duyuluyordu.Güzel bir uykunun ardından acıkmışlardı.

       “Son yiyeceğimizi yiyelim” dedi erzaklarının bitmekte olduğunu gören Borga.

       Leven: “Erzak almamız gerekiyor”

       Malin: “Evet,üstelik uzun zamandır yoldayız.Bir süre dinlenecek yer bulsak iyi olacak”

       Dagon: “Evet,at üstünde gitmekten yoruldum.”

       Nathan: “Eden yakında olmalı.Orada hem bir süre dinlenir hem de erzak temin ederiz”

       Turen: “Hadi hemen bir şeyler yiyip yola çıkalım”

       Nathan: “Ben biraz su getireyim.Yakınlarda bir su olmalı,sesini duyabiliyorum”

Onlar erzakları hazırlarken Nathan da sesi takip ederek su kaynağına doğru gitti.Sonunda ağaçların arasından akan bir dere buldu. Berrak suya eğilerek su kabını doldurmaya başladı.O sırada suda bir akis gördü.Beyaz bir siluet. Başını kaldırıp baktığında karşı kıyıda onun gibi suya eğilmiş beyazlar içinde bir kız gördü. Uzun sarı saçları omuzlarından dökülen bu zarif kız da o anda başını kaldırıp ona baktı. Bir süre ikisi de öylece kıpırdamadan durdular.Kızın beyaz teninde en can alıcı olan simsiyah gözleriydi. Uzakta olmasına rağmen öyle derin bakmıştı ki Nathan bu bakışların içine işlediğini hissetti. Sonra kız aniden yerinden kalktı ve hızla uzaklaştı. Nathan ona seslenmek istedi ama yapamadı. Arkasından öylece bakakaldı. Arkadaşlarının yanına döndüğünde onlar yemeğe başlamışlardı bile.

       Borga: “Nerede kaldın dostum?”

       Gedar: “Yoksa suyu bulamadın mı?”

       Nathan: “Buldum,evet buldum”

Yüzü bembeyaz olmuştu.Onun bu halini fark eden Leven:

       “Neyin var ……..?Bir şey mi gördün?”

       Dagon: “Seni bu hale getirdiğine göre korkunç bir şey olmalı”

       Malin: “Evet,ne gördüğünü söyleyecek misin?”

       Nathan: “Bir kız”

       Dagon: “Gerçekten de korkunçmuş”

Kahkahaları onu bir parça kendi getirdi,geçip oturdu.

       Turen: “Büyülenmiş gibisin.Çok mu güzeldi?”

       “Su getirmeyi unuttuğuna göre öyle olmalı” dedi Nathan’ın elindeki boş su kabını gösteren Borga.

       Nathan: “Çok güzeldi,çok zarifti. Saçları,yüzü,gözleri…Bakışlarının içimi yaktığını hissettim. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemiştim.”

Hepsi onu şaşkınlıkla dinliyordu.

       Dagon: “Hadi dostum karnımızı doyurup yola çıkalım bir an önce. Hem belli mi olur eğer gördüğün bir su perisi değildiyse Eden’da yaşıyor olabilir.</description> 
  <category>Hakkımızda-Blog</category>
  </item><item>
  <title>Erbain Fırtınası</title> 
  <pubDate>Thu, 31 Jan 2008 13:51:40 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/erbain-firtinasi </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/erbain-firtinasi </guid>
  <description>zülfikarın hükmü kitabının devamı, yedi kartalın hikayesi devam ediyor..

not: bence kitap üçleme olsa daha hoş olurdu
önce &quot;ilk zamanlar&quot; diye bir kronoloji kitabı, Silmarillion gibi bişi

sonra üçleme, kitap ismi bence yedi kartal olmalı, ilk kitap: zülfikarın hükmü 2. kitap erbain fırtınası 3.kitap -bir isim bulamadım karizma bir isim bulmalı

sonra geceliler hakkında bir katp j.r.r.t.nin hobbiti gibi sonra diğerleri

kitap hakkında:
&apos;12. Daire; Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı&apos;na bağlı doğaüstü olaylarla ilgilenen bir birim; ve gizem dolu bir dünyaya dalan iki asker...

Yüzyıllardır kötülükle savaşan Lokman Hekim&apos;in Yedi Kartal&apos;ı ve yedi büyücü...

Ölümsüzlük iksiri peşindeki tarikatlar... İstanbul&apos;u mesken tutan vampirler ve durmak bilmeyen bir savaş. Yedi Kartal Efsanesi devam ediyor...

Zülfikâr&apos;ın Hükmü için Türk gizemci kurgusunun doğumunu müjdeleyen çığlık demiştik ve onu okuyanlar sabırsızlıkla devamı olan Erbain Fırtınası&apos;nı beklediler. Bazı hayaller gerçeklerden daha sıcak gelir insana... Bu yüzden

Saygın Ersin&apos;in hayal gücünün bağımlısı olmak çok kolay...

Erbain Fırtınası, tamamen bu topraklara özgü inançları, savaşları, gizemleri içinde barındırıyor

ve okuyucuyu kendi içine hapsediyor.&apos;

- &apos;Metal Fırtına&apos; ve &apos;Asi&apos; kitaplarının yazarı Orkun Uçar

Zülfikâr&apos;ın hükmünden midir bilinmez, bu erbainde fırtına felakete

savurmuştu rüzgârını. Behruz Usta, çağları okşamış elleriyle kılıcını son savaşına doğru sıyırmıştı. Karlı, küçük bir düzlüğün üzerindeydi ve kara sırtlanlar çevirmişti etrafını; ardı uçurumdu. Sağ kolunda, çok çok yarım fersah ötesinde evlatları Niran, İdris, Salih, Bengi, İlyas ve Elif, gökyüzünden yağan ve gökyüzü gibi zift renginde okların altında inim inim inliyorlardı...

Ölümü düşlemişti, ölümü özlemişti ama böylesini değil. Ölmeden leş olmayı değil! Kılıcını sürüyerek geriledi. Derin bir soluk aldı. Hava; toprak kokuyordu, evi, ocağı, evlatları kokuyordu. Tıpkı özlediği ve özleyeceği gibi kokuyordu.

&apos;Böyle değil...&apos; diye fısıldadı, &apos;Böyle değil...&apos;

(Tanıtım Yazısı&apos;ndan) 
http://kitap.antoloji.com/kitap.asp?kitap=226117
http://www.frpnet.net/Inn-Of-FrpNet/viewtopic.php?t=1234</description> 
  <category>Genel Konular</category>
  </item><item>
  <title>Zülfikar&apos;ın Hükmü</title> 
  <pubDate>Thu, 31 Jan 2008 13:44:19 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/zulfikarin-hukmu </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/zulfikarin-hukmu </guid>
  <description>bir öğrencimin tavsiyesi ile okudum kitap, doğrusu çok hoşuma gitti anadoludan kopan bir kurgu roman ile ilk defa karşılaşıyorum ve baya hoş olmuş tavsiye ederim

Zülfikar’ın Hükmü, Türk gizemci kurgusunun doğumunu müjdeleyen çığlık, bir kült! Dünya edebiyatında gözde olan gizem ve entrika bileşenlerinin ustaca kullanıldığı bir &apos;çok satar&apos;... Batı&apos;nın Haçlı Seferleri sırasında Doğu&apos;dan aldığı gizli tarikatların, Dan Brown&apos;un işlemesiyle tam bir fenomen haline dönüştüğünü günümüzde işin özü; kökeninden bir darbe!

Saygın Ersin&apos;i Türkiye&apos;nin Dan Brown&apos;u olarak sunmak edebiyat açısından belki ona layık olmaz ama hak etmesi gereken ilgi açısından doğru bir tespit olur.&apos;

Metal Fırtına ve Asi Kitaplarının Yazarı Orkun Uçar

&apos;Yeryüzünde kökleri cennetten ya da cehennemden sayısız söz dolaşır. Kudretleri türlüdür. Lakin bilirler ya da bilmezler ki, söz sırası o en güçlü olana geldiğinde, geri kalanları susacak ve sönecektir. O söz Zülfikar&apos;ın sözüdür! Hüküm Zülfikar&apos;dır... Lokman Hekim yedi kartal beslermiş, ömrü yedi kartalın ömrü kadarmış. Bir gün, şer gözüne görünmüş Lokman&apos;ın. Kan çağıldayan nehirler görmüş, kor olan şehirler, orak olup insan hasadına çıkan kara vicdanlı katiller. Sonunda Meleklerin Sanatı&apos;nı taşıyan yedi genç bulmuş. Toprağın hikmetini, ateşin kerametini, suyun bilgeliğini ve havanın alimliğini anlatmış onlara. Sonra, Lokman Hekim Ocağı&apos;nın yedi kartalı, öyle bir çökmüş ki karanlığın üstüne şerrin efendileri ecellerinin nereden geldiğini bile anlayamamış.&apos; 
http://kitap.antoloji.com/kitap.asp?kitap=42078</description> 
  <category>Genel Konular</category>
  </item><item>
  <title>entler</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:32:04 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/entler2 </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/entler2 </guid>
  <description>karizmatik ulu ırk entler ve son üyeleri hakkında</description> 
  <category>Linkler</category>
  </item><item>
  <title>celebrimbor</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:22:41 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/celebrimbor </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/celebrimbor </guid>
  <description>yüzük dövücü</description> 
  <category>Linkler</category>
  </item><item>
  <title>kardeşlik broşu</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:17:49 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/kardeslik-brosu </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/kardeslik-brosu </guid>
  <description>
Yüzüklerin Efendisi filmlerinde Yüzük kardeşliğinin üyeleri tarafından kullanılan yaprak şeklindeki broşun replikası. Bu güzel ve etkileyici parça Orta-Dünya&apos;yı korumaya and içenlerin ruhlarını ve bağlılıklarını simgelemektedir.

Kardeşlik Ocağın 17&apos;sinde Caras Galadhon&apos;a ulaştı ve Galadriel ile Celebron&apos;un huzuruna çıktı. Burada bir aya yakın bir süre kaldılar, yolculuklarının yorgunluğunu üzerlerinden atıp, Gandalf&apos;ın kaybına duydukları kederi hafiflettiler. Şubat&apos;ın 14&apos;ünde Galadriel, Frodo ve Sam&apos;a Ayna&apos;ya bakmaları için bir şans tanıdı. Galadriel&apos;in Aynası bakan kişiye geçmişten, o günden ve gelecekten görüntüler sunabiliyordu. Sam, Ayna&apos;da Shire&apos;ın yıkılışını, Frodo ise Sauron&apos;un Gözü&apos;nün kendisini durmaksızın aradığını gördü.

Frodo Tek Yüzük&apos;ü Galadriel&apos;e vermeyi teklif etti. Fakat Galadriel bu teklifi reddetti çünkü biliyordu ki Yüzük iyi amaçlarla yola çıkılarak kullanılsa da zamanla tüm amaçlar bozulacaktı. Galadriel aynı zamanda Tek Yüzük yokedilirse, Elflerin Üç Yüzüğü&apos;nün de güçlerini kaybedeceğini ve onların gücüyle yapılmış herşeyin solup gideceğini biliyordu. Solup gidecek olan yerler arasında Lothlórien de vardı.

Şubat&apos;ın 16&apos;sında Kardeşlik Lothlórien&apos;den ayrıldı. Ayrılışlarından önce Kardeşlik son bir kez Celeborn ve Galadriel ile buluştu. Gümüşdamarı ile Anduin&apos;in birbirine bağlandığı Dil&apos;in yeşil çimleri üzerinde Galadriel onlara hediyeler verdi ve Celeborn, Anduin üzerindeki seyahatleri için onlara kayıklar temin etti.

Galadriel&apos;in Yüzük Kardeşliği&apos;ne verdiği hediyerlerden biri de onları istenmeyen gözlerden saklayacak pelerinlerdi. Bu pelerinlere yaprak şeklinde broşlar iliştirilmişti. Orklar tarafından kaçırılan Merry ve Pippin, bu broşu kullanarak onları kurtarmak için takip eden Aragorn, Legolas ve Gimli&apos;ye iz bırakmayı başarmışlardır.</description> 
  <category>takı-elbise-araç</category>
  </item><item>
  <title>kardeşlik boroşu</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:17:06 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/kardeslik-borosu </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/kardeslik-borosu </guid>
  <description>ve aragorn</description> 
  <category>takı-elbise-araç</category>
  </item><item>
  <title>arven ve akşam yıldızı</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:12:53 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/arven-ve-aksam-yildizi </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/arven-ve-aksam-yildizi </guid>
  <description>Elf prensesi Arwen eşsiz güzelliğinden dolayı halkı arasında Akşamyıldızı (Evenstar) olarak bilinir.İsminin anlamı &quot;soylu bakire&quot;dir. Rivendell&apos;in (Ayrıkvadi) Elf prensesi, Yarı-Elf Elrond ile Kraliçe Celebrian&apos;ın kızı, Elrohir ve Elledan&apos;ın kız kardeşidir. Güneşin Üçüncü Çağının 241. yılında doğan Arwen, döneminin en güzel kızı olarak kabul ediliyordu.

Yaklaşık üç bin yıl boyunca Rivendell ve Lothlórien&apos;de yaşadı. Yazgısında Orta-Dünya&apos;yı terkedip Kadim Batı&apos;ya yelken açması varken, bu gerçekleşmeden ölümlü bir adam olan Dunedain krallıklarının veliahtı Aragorn ile karşılaşır ve ona aşık olur. Böylelikle, Orta-Dünya&apos;yı terketmekle seçtiği adam için ölümsüzlüğünden vazgeçmek arasında kalır. Arwen ile Aragorn 2980 yılında sözlendiler fakat Elrond, Aragorn tahta çıkana dek bu evliliği yasakladı.

Aragorn ile evlenmek, Arwen için çok cesaret gerektiren bir seçimdi. Çünkü,evliliği ile tüm ölümlülerin ortak kaderini paylaşacaktı. Aragorn&apos;un, Güneşin Dördüncü Çağın 120. yılındaki ölümüne dek, mutlu ve güzel bir hayat sürdüler. Dördüncü çağın 121 yılında Cerin Amroth&apos;da ölmeyi seçti.

&lt;object width=&quot;425&quot; height=&quot;355&quot;&gt;&lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://www.youtube.com/v/vZS9UCkrk2g&amp;rel=1&amp;border=0&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name=&quot;wmode&quot; value=&quot;transparent&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src=&quot;http://www.youtube.com/v/vZS9UCkrk2g&amp;rel=1&amp;border=0&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; wmode=&quot;transparent&quot; width=&quot;425&quot; height=&quot;355&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;</description> 
  <category>Yüzükler Hakkında</category>
  </item><item>
  <title>aragorn</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:11:14 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/aragorn234567 </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/aragorn234567 </guid>
  <description>&lt;object width=&quot;425&quot; height=&quot;355&quot;&gt;&lt;param name=&quot;movie&quot; value=&quot;http://www.youtube.com/v/LpqWoYNtZlU&amp;rel=1&amp;border=0&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name=&quot;wmode&quot; value=&quot;transparent&quot;&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src=&quot;http://www.youtube.com/v/LpqWoYNtZlU&amp;rel=1&amp;border=0&quot; type=&quot;application/x-shockwave-flash&quot; wmode=&quot;transparent&quot; width=&quot;425&quot; height=&quot;355&quot;&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;</description> 
  <category>Videolar</category>
  </item><item>
  <title>şanslı nazgul</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:04:57 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/sansli-nazgul </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/sansli-nazgul </guid>
  <description>bence kaçın kızlar oradan</description> 
  <category>komik</category>
  </item><item>
  <title>nazgul</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:04:21 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nazgul23 </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nazgul23 </guid>
  <description>arkaplan olarak süper</description> 
  <category>Wallpaper</category>
  </item><item>
  <title>nazgul yüzüğü</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 09:03:50 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nazgul-yuzugu </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nazgul-yuzugu </guid>
  <description>Sauron&apos;un insanları Nazgul&apos;e çevirmek için kullandığı ve Eregion&apos;un Noldor demircileri ve Sauron tarafından dövülen yüzüklerdendir. İnsanoğlu için dokuz yüzük yapılmıştır.

Sauron bu 9 yüzüğü, 9 insana verir ve bu yüzüğün gücüyle hepsi büyük ün kazanır ve güçlü büyücüler haline gelirler.

Yüzükler sahiplerine görünmezlik bahşettiği gibi uzun yaşamalarını sağlar. Ama sonunda tamamen görünmez olurlar ve Yüzük Tayfı haline gelirler. Komutanları eski Angmar kralı Cadı kraldır. Mordor&apos;da yetiştirilen Kara atlara ya da Sauron&apos;un kötülük için eğittiği uçan ejderlere binerler. Güç yüzükleri daima parmaklarında takılıdır.

Yüzüklerin Efendisi&apos;nde Gandalf&apos;a Fırtınabaşı&apos;nda saldırmışlar ancak güneş tepelerindeyken onu yenemeyeceklerini anladıkları için ondan kaçmışlardır. Ancak 3 gece sonra yine Fırtınabaşı&apos;nda Frodo&apos;ya saldırmış ve onu yaralamışlardır. Yüzük Savaşı sırasında etkin bir rol oynamışlar ve Barad-Dur&apos;un çöküşü ve Sauron&apos;un yokolmasıyla Orta Dünya tarihinden silinmişlerdir.

Mordor lisanında bir kelime olan Nazgul kelimesi yüzük anlamına gelen Nazg&apos;dan (Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk agh burzum-ishi krimpatul) türetilmiştir, ortak lisandaki karşılığı Yüzük Tayfı&apos;dır</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>nenya</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:58:43 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nenya </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nenya </guid>
  <description>Güç Yüzüklerindendir. Galadriel tarafından taşınmakta ve korunmaktadır. Eldarin dilinde Suyun Gücü demektir. Takan kişiye tüm sularla beraber su ile ilgili tüm maharetleri bahşeder. Serttaşı yüzüğü olarak da bilinir.

Galadriel&apos;in, nehir suyuyla doldurulursa üstünde büyülü görüntüler oluşturan ve havuzcuğa bakmakta olana geçmişte olmuş, şu anda olan ve gelecekte olacak olan şeyleri gösteren bir büyülü su havuzcuğu bulunmaktadır. Galadriel aynı zamanda, Earendil&apos;in yıldızının içine hapsedildiği, salladıkça ışık saçan şiseyi Yüzük Savaşı sırasında Frodo&apos;ya zor günlerde kullanması için vermiştir. Galadriel bu gibi konularda gücünü Nenya&apos;dan alırdı.

Noldor&apos;un asil Hanımı, Işığın Hanımı, Finarfin&apos;in kızı olan Galadriel, Tirion&apos;da olan Noldor ayaklanmasında o gece Noldor&apos;un asilleri arasında olup Orta Dünya&apos;ya dönmeye can atıyordu. Fingolfin&apos;in grubu ile Orta Dünya&apos;ya Helcaraxe&apos;den geri döndü.

Uzun bir süre Doriath&apos;da yaşadı. Maia Melian&apos;ın yanında bilgeliği arttı. Doriath&apos;da Thingol&apos;ün akrabası olan Celeborn&apos;a aşık oldu ve onunla evlendi. Doriath yıkılana kadar orada yaşadı.

Dünya değiştikten sonra Orta Dünya&apos;da 3 büyük elf yüzüğünden biri olan Nenya&apos;nın yardımı ile Lothlorien ülkesini kurdu. Yüzük yokedildikten ve zarif Lorien solduktan bir süre sonra Elrond, Frodo ve Gandalf ile birlikte Cirdan&apos;ın yapmış olduğu gemi ile Batı&apos;ya geri döndü.</description> 
  <category>takı-elbise-araç</category>
  </item><item>
  <title>Vilya (The Ring of Air)</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:57:55 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/vilya-the-ring-of-air </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/vilya-the-ring-of-air </guid>
  <description>Elflerin üç yüzüğünden biri. Hava yüzüğüdür. Bir diger ismi de safir yüzüktür. Önceleri Gil-Galad tarafından taşındı. Daha sonradan yüzüğü Elrond&apos;a verdi.

Vilya, Kadim Eldar lisaninda Gök demektir ve takan kişiye gök ile ilgili olan kudreti ihsan ederdi ki bu da Lord Elrond&apos;un korumasında olduğu için Lord Elrond da hava ile ilgili tüm kudreti iradesinde düzenleyebiliyordu.

Elrond, Orta Dünya tarihindeki en yüce elflerden biridir. Tam adı Elrond Peredhil&apos;dir. Sindarin&apos;de isminin anlamı yıldız kubbesi&apos;dir. Sirion Limanlarında Birinci Çağın sonlarına doğru doğdu. Beren ve Luthien&apos;in torunu, Earendil ve Ak Elwing&apos;in oğludur. Rivendell&apos;in efendisidir. Kardeşi Elros ve o, Feanorun Oğulları tarafından kaçırılmışlardı. Ancak Maglor onlara acıdı ve salıverdi. Kurtarıldıklarında Elrond bir şelalenin altındaki mağarada oynarken bulundu. Bu yüzden ona ismi verildi. İsmi mağarayla alakalıdır. Yazgısının ismiyle bağlandığını Ayrıkvadi&apos;yi yapmasından anlayabiliriz.

Elrond&apos;un annesi ve babası Yarı-Elftir. Ve Öfke Savaşından sonra bir seçim yapma şansı elde etmiştir. Ya elf halkına ya da insan halkına mensup olacaktı. O, elf olmayı seçer ve Lindon&apos;da Yüce Kral Gil-Galad ile kalmaya başlar.

İkinci Çağın ortasında Sauron&apos;un Eriador&apos;a yaptığı akınlar yüzünden bir sığınak olarak yapılan Imladris&apos;i yani Ayrıkvadi&apos;yi kurar. Üç Yüzük&apos;ten biri olan Vilya&apos;nın yani hava yüzüğünün muhafızıdır. Sauronun yenilmesinden sonraki günlerde de Ayrıkvadi&apos;de kaldı ve yurdu Vilya&apos;nın kudreti sayesinde güzelleşti ve güçlendi.

İkinci ve Üçüncü çağlarda büyük önemi vardır. Gil-Galad ve Elendil ile, son ittifak savaşına katılmıştır ve Ak Divan&apos;ın asil üyelerinden biridir.</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>tek yüzük</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:56:59 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/tek-yuzuk2 </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/tek-yuzuk2 </guid>
  <description>Yüzüklerin Efendisi&apos;nin baş kahramanı &quot;kıymetlimis&quot; olan tek yüzük.

Güç Yüzükleri &apos;nin en kudretlisidir. Diğer güç yüzüklerini kontrol etmek, onları taşıyanların düşüncelerini bilmek ve zaptetmek için Sauron tarafından Orodruin&apos;de dövüldü. Sauron, yüzüğü güçlendirmek için ruhunu yüzüğe aktarmıştır.

2.çağda Sauron&apos;dan alınan yüzük Isildur&apos;a geçti. Fakat Isildur&apos;un ölümüne neden olan yüzük bir hobbit olan Deagol tarafından bulundu. Başka bir hobbit olan Smeagol(Gollum) onu öldürdü ve yüzüğü ele geçirdi. Gollum onu Puslu Dağlar&apos;da saklarken Bilbo Baggins tarafından bulunacak, iyi amaçlar için kullanıldıktan sonra Frodo &apos;ya verilecekti. Frodo, yüzüğü Orodruin&apos;e atarak yoketti.

Bu yüzük herkesi bir şekilde etkiler, ilginç özellikler kazandırırdı (uzun ömür, görünmezlik).

one ring
Bu yüzüğün üzerinde kara lisanda yazılmış bir yazı vardır. Bu yazı ancak yüzük ısıtıldığında açığa çıkar. Bu yazı insanlar arasında ilk kez Isildur tarafından görülmüştür. Yüzüğü ele geçirdikten sonra, yani Isildur Sauron&apos;u yendiği büyük savaşın ardından yüzük hala sıcak olduğu için bu yazıyı farketmiş ve yazılar zamanla silikleşip kaybolmadan Gondor kayıtlarına kendi elleriyle geçirmiştir. Isildur yazıları bir daha okumak için ateşe sokmak lazım geldiğini anlayabilmiştir. Ancak ona kıyıp böyle birşeyi yapmaya kendisi razı olmamıştır ve yüzüğün bağlılık ve irade kontrolü sağlayan gücü ilk belirtisini böylece göstermiştir.

Yüzüğün üzerindeki yazının Ortak lisanda çevirisi şöyledir;
Hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak
Hepsini biraraya getirip karanlıkta birbirine bağlayacak
Kara lisandaki hali dile getirilmez çünkü onu söylemek bile karanlığı ruhunuza toplamaya
yeter, ama yine de bu sözn yüzük tayfları tarafından söylenişini duymak istiyorsanız aşağıdaki resme tıklayabilirsiniz.



Yazılışı ise &quot;Ash nazg durbatuluk,Ash nazg gimbatul,Ash Nazg thrakatuluk,agh burzum-ishi krimpatul&quot;. Yalnız bir kere okumalısınız, bir daha yeltenmeyin yoksa karanlığın kucağında müşkül duruma düşmeniz kaçınılmaz olur.</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>Nenya (The Ring of Adamant)</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:56:19 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nenya-the-ring-of-adamant </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/nenya-the-ring-of-adamant </guid>
  <description>galadriel&apos;in yüzüğü</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>9&apos;lar</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:54:01 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/9lar </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/9lar </guid>
  <description>insan efendilerin yüzükleri</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>7&apos;ler</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:52:37 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/7ler </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/7ler </guid>
  <description>cücelerin yüzükleri</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>3&apos;ler</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:52:06 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/3ler </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/3ler </guid>
  <description>elflere verilen 3 yüzük</description> 
  <category>yüzükler</category>
  </item><item>
  <title>Barahir</title> 
  <pubDate>Tue, 18 Dec 2007 08:44:13 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/barahir </link>
  <guid> http://www.tolkienveortadunya.com/yazi/barahir </guid>
  <description>Barahir Yüzüğü, Yüzüklerin Efendisi filmlerinde Aragorn&apos;un taktığı yüzüktür. Bu yüzük, ortasında yeşil Swarovski kristalli, biri diğerini ısıran ve altın çiçekli tacı taşıyan iki yılanın gövdesiyle oluşturulmuştur.

Beren&apos;in babası Barahir’e ve soyuna Felagund Finrod tarafından verilen bir hediyedir. Dagor Bragollach&apos;da Finrod&apos;u kurtarmıştır, bunun üzerine Finrod ona yüzüğünü vermiştir. Barahir Dorthonion&apos;da öldürüldükten sonra yüzük ilk çağda büyük bir kahraman olan Beren’e geçmiştir.

Bu yüzük daha sonra Aragorn&apos;a kadar intikal edegelmiştir. Arathorn oğlu Aragorn Isildur&apos;un bilinmeyen varisi babası öldüğünde 2 yaşındaydı. Annesi onu korumak için Ayrıkvadi&apos;ye getirdi ve orada öldü. Ayrıkvadi&apos;de Lord Elrond tarafından oğlu gibi sevildi ama Elrond ondan soyunu sakladı çünkü karanlık efendinin hizmetkarları Isildur&apos;un varislerini arayıp yok edeceklerdi. Ama Aragorn büyüdü ve olgun bir adam oldu. Elrond ona bütün herşeyi anlattı ve ona Barahir&apos;in yüzüğünü ve soyunu verdi. Bu yüzüğü atalarının bir mirası olarak hep parmağında taşımıştır. 1 Mart&apos;ta o göçünce bu yüzük oğlu Eldarion&apos;a geçmiştir.</description> 
  <category>takı-elbise-araç</category>
  </item></channel>
  </rss>