Bu tarih kitabında sunulan dil, Üçüncü Çağ'da, Orta Dünya'nın Batı Toprakları'nda kullanılan Westron ya da diğer bir deyişle “Ortak Lisan"dır. O çağın gereklerine göre bu dil, kadim Arnor ve Gondor krallıkları sınırlan içinde yaşayan, hemen hemen bütün konuşan halkların (elfler hariç) ana dili halini almıştı; bu da kıyı boyunca Umbar'dan kuzeye doğru Forochel Körfezi'ne kadar, iç kısımlarda ise Dumanlı Dağlar ve Ephel Dúath'a kadar olan bir alanı kapsardı. Nehir'in batısında kalan ve Ferah Çayırlar'a kadar uzanan dağların doğusundaki toprakları da kapsayarak Anduin'in kuzeyine de yayılmıştı.
Eriador'un büyük bir bölümü terk edilmiş ve Ferah
ile Rauros arasında Anduin kıyısında çok az sayıda insan yaşıyor olsa
bile, çağın sonundaki Yüzük Savaşı sırasında Ortak Lisan'ın, ana dil
olarak kullanıldığı toprakların sınırlan hâlâ buralarıydı.
Anórien'deki Drúadan
Ormanı'nda hâlâ gizli gizli dolaşan az sayıda kadim Vahşi insan vardı;
Dunland tepelerinde de Gondor'un büyük bir bölümünün eski sakinleri
olan kadim bir halkın arta kalanları yaşıyordu. Bunlar kendi dillerine
sıkı sıkıya bağlıydı; öte yandan Rohan ovalarında Kuzeyli bir halk ve
yöreye beş yüzyıl kadar önce gelmiş olan Rohirrim yaşıyordu. Fakat
kendi lisanlarını koruyan bütün halklar, hatta elfler tarafından,
sadece Arnor ve Gondor'da değil bütün Anduin vadisinde ve Kuyutorman'ın
doğu eteklerine kadar uzanan bir alanda Westron dili anlaşmak için
ikinci dil olarak kullanılıyordu. Diğer halklardan sakınan Vahşi
insanlar ve Dunlendingler'de bile, zorlukla da olsa bu dili
konuşabilenler bulunuyordu.
ELFLER
Elfler, daha Eski Günler’de iki ana dala ayrılmıştı: Batı Elfleri (Eldar) ve Doğu Elfleri. İkinci tür Kuyutorman ve Lórien’de yaşayan elflerin çoğunluğunu oluştururdu; fakat onların dilleri, bütün elf isimleri ve kelimelerinin Eldarin formunda kullanıldığı bu tarih kitabında yer almaz. (Bu devirde sakinlerinin çoğu Silvan kökenli olduğu için Lórien'de, "aksanlı" da olsa Sindarin dili konuşuluyordu. Bu "aksan" ve Sindarin ile kendi sınırlı tanışıklığı (Gondor'lu bir yorumcu aracılığıyla Thain'in Kitabı'nda da belirtmiş olduğu gibi) Frodo'yu yanlış yönlendirmiştir. I.Kitap'ta kısım ii, 6., 7. ve 8. bölümlerde geçen bütün kelimeler ve yer ile kişi isimlerinin çoğu, gerçekten de Sindarin dilindedir. Fakat Lórien, Caras Galadhon, Amroth, Nimrodel büyük bir ihtimalle Silvan kökenli olup Sindarin diline uyarlanmıştır.)
Bu kitapta Eldarin dilleri arasından iki tanesi bulunmaktadır: Yüksek Elfçe, ya da diğer adıyla Quenya, ve Gri Elfçe ya da diğer adıyla Sindarin. Yüksek Elfçe, Deniz'in ötesindeki Eldamar'ın kadim, yazıya dökülen ilk lisanıydı. Artık anadil olarak kullanılmıyordu; daha ziyade Birinci Çağ'ın sonunda Orta Çağ'a sürgüne gelen Yüksek Elfler'ce törenlerde, ilim, irfan ve şarkılarda hâlâ kullanılan bir tür "Elf Latincesi" olmuştu.
Gri Elfçe, kökeninde Quenya'nın bir akrabasıydı: Çünkü bu, Orta Dünya'nın sahillerine gelerek Deniz'i geçmeyip Beleriand ülkesinin kıyılarında yerleşen Eldar'ın lisanıydı. Burada Doriath'lı Thingol Gripelerin hüküm sürüyordu ve uzun süren kasvetli yıllarda dilleri, ölümlü toprakların değişkenliğiyle değişmiş ve Deniz'in ötesindeki Eldar'ın dilinden çok farklılaşmıştı.
Daha kalabalık olan Gri Elfler'in yanında yaşayan Sürgünler gündelik yaşamlarında Sindarin'i kullanıyorlardı; bu yüzden Sindarin bütün o elflerin ve bu tarih kitabında görülen bütün elf beylerinin lisanı olmuştu. Çünkü bunların hepsi Eldarin soyundandı; hatta yönettikleri halk daha alt seviyedeki akrabalarından oluşuyor olsa bile. En soyluları, Finarfin hanedanından gelen, Nargothrond Kralı Finrod Felagund'un kız kardeşi olan Galadriel Hanım'dı. Sürgünlerin gönüllerindeki Deniz özlemi hiç dindirilemeyecek bir huzursuzluktu; bu özlem Gri Elfler'in gönüllerinde uyuyordu ama bir kez uyandırıldığında da bir daha yatışmazdı.