Westron, Elfçe etkisiyle zenginleştirilmiş
ve yumuşatılmış olsa da bir İnsan lisanıydı. Aslında, özellikle de İlk
Çağ'da batıya, Beleriand'a gelen Elf Dostlan'nın Üç Hanedanı olan ve
Kuzey'deki Karanlık Göç'e karşı Büyük Taş Savaşı'nda Eldar'a yardım
eden, Eldar'ın Atani veya Edain yani "İnsanların Ataları" dediği kimselerin lisanıydı.
Karanlık Güç devrildikten sonra Beleriand'ın büyük
bir bölümünün sular altında kalıp yıkılmış olması nedeniyle Elf
Dostlan'na da Eldar gibi Deniz'i aşıp Batı'ya gitme imkânı
bahşedilmişti. Fakat Ölmeyen Diyar onlara yasak olduğu için, bütün
ölümlü toprakların en batısı olan büyük ada onlara ayrılmıştı. Bu
adanın adı Númenor (Batıil) idi. O yüzden Elf Dostları'nın çoğu ayrılarak Númenor'da
yaşamaya başlamış ve burada namlı denizciler ve gemi ustaları olarak
büyüyüp güçlenmişlerdi. Açık kumral ve uzun boylu olan bu insanların
ömürleri Orta Dünya'daki insanların ömürlerinin üç katıydı. Bunlar Dúnedain dedikleri, insanların Kralları Númenor'lular idi.
İnsan soyları arasında sadece Dúnedain
elf dilini bilir ve konuşurdu; çünkü ataları Sindarin dilini öğrenmiş
ve yıllarla hafifçe değişikliğe uğrasa da bunu çocuklarına bir irfan
olarak aktarmıştı. Ve irfanla uğraşanları Yüksek Elfçe Quenya'yı da
öğrenmiş ve buna tüm diğer dillerin üzerinde kıymet vermiş; ünlü,
saygın yerlerin ve soylu, büyük şöhret sahibi kişilerin birçoğunun
isimleri bu dilden verilmişti. (Örneğin Númenor (ya da tam haliyle Númenore), Elendil, İsildur, Anárion, Elessar yani "Elftaşı" dahil Gondor'un bütün kraliyet isimleri hepsi Quenya dilindendir. Aragorn, Denethor, Gilraen gibi diğer Dúnedain
adamların ve kadınların çoğunun ismi Sindarin formundaydı; bunların
çoğu şarkılardan ve tarih kitaplarından hatırlanan İlk Çağ'daki (Beren, Húrin gibi) elflerin ve insanların isimleriydi. Az sayıda isim, Boromir gibi, karışık kökenlidir.)
Fakat Númenor'luların
ana dilleri büyük ölçüde kendi eski insan dilleri olan Adûnca olarak
kalmıştı ve mağrur günlerinde krallar ve beyler bu dile dönmüşler,
Eldar ile eski dostluklarını hâlâ sürdüren birkaç tanesi hariç, elf
dillerini bırakmışlardı. Güçlü zamanlarında Númenor’lular,
gemileri için Orta Dünya'nın batı kıyılarında birçok kale ve liman
bulunduruyordu; bunların en önemlilerinden biri de Anduin'in ağzına
yakın olan Pelargir idi. Burada Adûnca konuşuluyordu; bu dil, daha alt
seviyedeki insanların dillerindeki sözlerle karışarak ve buradan Batıil
ile irtibatı olan bütün kıyılar boyunca yayılarak, Ortak Lisanı meydana
getirmişti.
Númenor'un
düşüşünden sonra Elendil Elf Dostları'nı yeniden Orta Dünya'nın kuzey
batı kıyılarına götürmüştü. Burada zaten ya tamamen, ya da yarı yarıya Númenor kanı taşıyan insanlar yaşıyor fakat çok azı elf dilini hatırlıyordu. Dúnedain
daha ilk başından beri, birlikte yaşadıkları ve uzun bir yaşam, büyük
bir güç ve irfan sahibi oldukları için beyleri oldukları alt seviyedeki
insanlardan sayıca çok daha azdı. O yüzden diğer halklarla konuşurken
ve engin ülkelerinin hükümet işlerinde Ortak Lisan'ı kullanıyorlardı;
elf dillerinden aldıkları birçok kelime ile bu dili genişletmişler ve
zenginleştirmişlerdi. Númenor
kralları sırasında geliştirilmiş olan bu Westron dili dört bir yana,
hatta düşmanları arasına bile yayılmış ve gün geçtikçe Dúnedain'ın
kendileri tarafından da daha çok kullanılmaya başlamıştı; böylece Yüzük
Savaşı sırasında elf dili Gondor halkının çok az bir kısmı tarafından
biliniyor, gündelik olarak ise daha da az insan tarafından
kullanıyordu. Bunlar daha çok Minas Tirith'te, civarındaki taşrada ve
Dol Amroth bağımlı prensliğinin topraklarında yaşıyorlardı. Yine de
Gondor ülkesindeki bütün yer ve şahıs isimleri elf formunda ve
anlamındaydı. Bazılarının kaynağı unutulmuş ve kuşkusuz Númenor'luların gemilerinin Deniz'den yelken açmasından önceki günlerden kalmıştı. Bunların arasında Umbar, Arnach ve Erech, dağ isimleri olan Eilenach ve Rimmon vardır; Forlong da aynı tür isimlerden biriydi.
Batı Toprakları'nın kuzey bölgelerinde oturan insanların çoğu İlk Çağ'da yaşamış olan Edain
veya onların yakın akrabalarının soyundan geliyordu. O yüzden bunların
lisanları Adûnca ile ilintiliydi ve kimisi hâlâ Ortak Lisan'la
benzerlik taşımaktadır. Bunlar Anduin'in üst vadilerinde yaşayan
insanlardı: Batı Kuyutorman'da yaşayan Ormanlı Kocoğlanlar; daha kuzey
ve batıda bulunan Uzun Göl ve Vadi insanları. Ferah ile Carrock
arasındaki topraklardan gelen, Gondor'da, At Ustaları Rohirrim olarak
bilinen insanlar. Onlar hâlâ kendi atalarına ait dili kullanıyorlar,
yeni ülkelerindeki hemen her yere yeni isimler veriyorlardı;
kendilerine Atçanyurt İnsanlan, ya da Eorloğullan diyorlardı. Fakat bu
halkın beyleri Ortak Lisan'ı rahatlıkla, hatta Gondor'daki müttefikleri
kadar soylu bir tarzda konuşabiliyorlardı; çünkü Westron çıkmış olduğu
Gondor'da hâlâ büyük bir zarafetle ve eski usulde kullanılıyordu.
Tamamen yabancı olan, Drúadan
Ormanı'nda yaşayan Vahşi İnsanlar'ın lisanıydı. Dunlendingler'in dili
de yabancı ya da çok uzaktan akrabaydı. Bu insanlar Ak Dağların
vadilerinde asırlar önce yaşayan halklardan arda kalanlardı. Fakat
Karanlık Yıllar'da diğerleri Dumanlı Dağlar'ın güney vadilerine
çekilmişlerdi; buradan da bazıları Höyük Yaylaları kadar kuzeyde kalan
boş topraklara gitmişti. Bunlardan Bree halkı gelmişti; fakat bu,
Bree'liler Arnor'un Kuzey Krallığı buyruğuna geçmeden ve Westron dilini
kullanmaya başlamadan çok önce olmuştu. Sadece, bu ırktan gelen
insanların Dunland'da yaşayanları eski lisanlarını ve örflerini
muhafaza etmişti: Bunlar Dúnedain'e düşmanca yaklaşan ve Rohirrim'den nefret eden gizli bir halktı.
Onların diline ait, Rohirrim'e verdikleri bir isim olan Forgoil (kelimenin Samankafa anlamına geldiği rivayet edilir) hariç, hiçbir bilgi yoktur. Dunland ile Dunlending, Rohirrim'in onlara verdikleri isimdir çünkü bu insanlar esmer ve kara saçlı insanlardı; yani bu isimlerdeki dunn kelimesi ile "batı" anlamındaki Gri Elfçe kelime Dûn arasında bir bağ yoktur.
Westron, Elfçe etkisiyle zenginleştirilmiş
ve yumuşatılmış olsa da bir İnsan lisanıydı. Aslında, özellikle de İlk
Çağ'da batıya, Beleriand'a gelen Elf Dostlan'nın Üç Hanedanı olan ve
Kuzey'deki Karanlık Göç'e karşı Büyük Taş Savaşı'nda Eldar'a yardım
eden, Eldar'ın Atani veya Edain yani "İnsanların Ataları" dediği kimselerin lisanıydı.
Karanlık Güç devrildikten sonra Beleriand'ın büyük
bir bölümünün sular altında kalıp yıkılmış olması nedeniyle Elf
Dostlan'na da Eldar gibi Deniz'i aşıp Batı'ya gitme imkânı
bahşedilmişti. Fakat Ölmeyen Diyar onlara yasak olduğu için, bütün
ölümlü toprakların en batısı olan büyük ada onlara ayrılmıştı. Bu
adanın adı Númenor (Batıil) idi. O yüzden Elf Dostları'nın çoğu ayrılarak Númenor'da
yaşamaya başlamış ve burada namlı denizciler ve gemi ustaları olarak
büyüyüp güçlenmişlerdi. Açık kumral ve uzun boylu olan bu insanların
ömürleri Orta Dünya'daki insanların ömürlerinin üç katıydı. Bunlar Dúnedain dedikleri, insanların Kralları Númenor'lular idi.
İnsan soyları arasında sadece Dúnedain
elf dilini bilir ve konuşurdu; çünkü ataları Sindarin dilini öğrenmiş
ve yıllarla hafifçe değişikliğe uğrasa da bunu çocuklarına bir irfan
olarak aktarmıştı. Ve irfanla uğraşanları Yüksek Elfçe Quenya'yı da
öğrenmiş ve buna tüm diğer dillerin üzerinde kıymet vermiş; ünlü,
saygın yerlerin ve soylu, büyük şöhret sahibi kişilerin birçoğunun
isimleri bu dilden verilmişti. (Örneğin Númenor (ya da tam haliyle Númenore), Elendil, İsildur, Anárion, Elessar yani "Elftaşı" dahil Gondor'un bütün kraliyet isimleri hepsi Quenya dilindendir. Aragorn, Denethor, Gilraen gibi diğer Dúnedain
adamların ve kadınların çoğunun ismi Sindarin formundaydı; bunların
çoğu şarkılardan ve tarih kitaplarından hatırlanan İlk Çağ'daki (Beren, Húrin gibi) elflerin ve insanların isimleriydi. Az sayıda isim, Boromir gibi, karışık kökenlidir.)
Fakat Númenor'luların
ana dilleri büyük ölçüde kendi eski insan dilleri olan Adûnca olarak
kalmıştı ve mağrur günlerinde krallar ve beyler bu dile dönmüşler,
Eldar ile eski dostluklarını hâlâ sürdüren birkaç tanesi hariç, elf
dillerini bırakmışlardı. Güçlü zamanlarında Númenor’lular,
gemileri için Orta Dünya'nın batı kıyılarında birçok kale ve liman
bulunduruyordu; bunların en önemlilerinden biri de Anduin'in ağzına
yakın olan Pelargir idi. Burada Adûnca konuşuluyordu; bu dil, daha alt
seviyedeki insanların dillerindeki sözlerle karışarak ve buradan Batıil
ile irtibatı olan bütün kıyılar boyunca yayılarak, Ortak Lisanı meydana
getirmişti.
Númenor'un
düşüşünden sonra Elendil Elf Dostları'nı yeniden Orta Dünya'nın kuzey
batı kıyılarına götürmüştü. Burada zaten ya tamamen, ya da yarı yarıya Númenor kanı taşıyan insanlar yaşıyor fakat çok azı elf dilini hatırlıyordu. Dúnedain
daha ilk başından beri, birlikte yaşadıkları ve uzun bir yaşam, büyük
bir güç ve irfan sahibi oldukları için beyleri oldukları alt seviyedeki
insanlardan sayıca çok daha azdı. O yüzden diğer halklarla konuşurken
ve engin ülkelerinin hükümet işlerinde Ortak Lisan'ı kullanıyorlardı;
elf dillerinden aldıkları birçok kelime ile bu dili genişletmişler ve
zenginleştirmişlerdi. Númenor
kralları sırasında geliştirilmiş olan bu Westron dili dört bir yana,
hatta düşmanları arasına bile yayılmış ve gün geçtikçe Dúnedain'ın
kendileri tarafından da daha çok kullanılmaya başlamıştı; böylece Yüzük
Savaşı sırasında elf dili Gondor halkının çok az bir kısmı tarafından
biliniyor, gündelik olarak ise daha da az insan tarafından
kullanıyordu. Bunlar daha çok Minas Tirith'te, civarındaki taşrada ve
Dol Amroth bağımlı prensliğinin topraklarında yaşıyorlardı. Yine de
Gondor ülkesindeki bütün yer ve şahıs isimleri elf formunda ve
anlamındaydı. Bazılarının kaynağı unutulmuş ve kuşkusuz Númenor'luların gemilerinin Deniz'den yelken açmasından önceki günlerden kalmıştı. Bunların arasında Umbar, Arnach ve Erech, dağ isimleri olan Eilenach ve Rimmon vardır; Forlong da aynı tür isimlerden biriydi.
Batı Toprakları'nın kuzey bölgelerinde oturan insanların çoğu İlk Çağ'da yaşamış olan Edain
veya onların yakın akrabalarının soyundan geliyordu. O yüzden bunların
lisanları Adûnca ile ilintiliydi ve kimisi hâlâ Ortak Lisan'la
benzerlik taşımaktadır. Bunlar Anduin'in üst vadilerinde yaşayan
insanlardı: Batı Kuyutorman'da yaşayan Ormanlı Kocoğlanlar; daha kuzey
ve batıda bulunan Uzun Göl ve Vadi insanları. Ferah ile Carrock
arasındaki topraklardan gelen, Gondor'da, At Ustaları Rohirrim olarak
bilinen insanlar. Onlar hâlâ kendi atalarına ait dili kullanıyorlar,
yeni ülkelerindeki hemen her yere yeni isimler veriyorlardı;
kendilerine Atçanyurt İnsanlan, ya da Eorloğullan diyorlardı. Fakat bu
halkın beyleri Ortak Lisan'ı rahatlıkla, hatta Gondor'daki müttefikleri
kadar soylu bir tarzda konuşabiliyorlardı; çünkü Westron çıkmış olduğu
Gondor'da hâlâ büyük bir zarafetle ve eski usulde kullanılıyordu.
Tamamen yabancı olan, Drúadan
Ormanı'nda yaşayan Vahşi İnsanlar'ın lisanıydı. Dunlendingler'in dili
de yabancı ya da çok uzaktan akrabaydı. Bu insanlar Ak Dağların
vadilerinde asırlar önce yaşayan halklardan arda kalanlardı. Fakat
Karanlık Yıllar'da diğerleri Dumanlı Dağlar'ın güney vadilerine
çekilmişlerdi; buradan da bazıları Höyük Yaylaları kadar kuzeyde kalan
boş topraklara gitmişti. Bunlardan Bree halkı gelmişti; fakat bu,
Bree'liler Arnor'un Kuzey Krallığı buyruğuna geçmeden ve Westron dilini
kullanmaya başlamadan çok önce olmuştu. Sadece, bu ırktan gelen
insanların Dunland'da yaşayanları eski lisanlarını ve örflerini
muhafaza etmişti: Bunlar Dúnedain'e düşmanca yaklaşan ve Rohirrim'den nefret eden gizli bir halktı.
Onların diline ait, Rohirrim'e verdikleri bir isim olan Forgoil (kelimenin Samankafa anlamına geldiği rivayet edilir) hariç, hiçbir bilgi yoktur. Dunland ile Dunlending, Rohirrim'in onlara verdikleri isimdir çünkü bu insanlar esmer ve kara saçlı insanlardı; yani bu isimlerdeki dunn kelimesi ile "batı" anlamındaki Gri Elfçe kelime Dûn arasında bir bağ yoktur.