Peter Jackson yapımcılığında ve Guillermo Del Toro yönetmenliğinde iki yeni
Orta Dünya filminin çekileceği biliniyordu. Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi’nden
önce yaşanan olayları anlatacak filmlerden ilki J.R.R. Tolkien’ın Hobbit
romanının uyarlaması olacaktı. İkinci filmin ise Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi
arasındaki 60 yıllık sürede olanları anlatacak bir “köprü filmi” olacağı
söylenmekteydi.
......
“Hobbit’i iki filme yayma kararı aldık, buna Ak Konsey ve Gandalf’ın Dol
Guldur’a yaptığı seyahatler de dahil olacak. Başından beri asıl hedefimiz
Hobbit’i sinemaya uyarlamaktı ve bu şekilde onu daha iyi bir stilde yapma
şansımız olacak, Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi’nin kalitesinde.” diye
açıklamakta Del Toro.
.......
......
Ön prodüksiyonu aylardır devam etmekte olan filmlerin çekimlerinin 2009 sonu
veya en geç 2010′un ilk yarısında başlaması planlanılıyor. Filmler Aralık 2011
ve Aralık 2012′de gösterime girecek.
not: eksik satırlar için orjinal sayfası ziyaret ediniz..
kaynak:ht
...... [ Geri kalanını oku ]evet ortadünya sakinleri. holywood tarafından olmasa bile ortadünya hayranları tarafından yeni bir ortadünya filmi. gollum ..
Taa ki, fragmanın sonunda yazan o yazı ekranda çıkana kadar...:"A
Film Made By Fans For Fans",yani "Hayranlar tarafından, hayranlar için yapılmış
bir film".
İşte kanıtı da tam olarak bu oldu. 40 dakikalık bir film bu. Yapımcıları olan
hayran kitlesi, hiçbir kar amacı gütmüyor. 3 Mayıs 2009'da(evet! çok
az bi zaman kaldı!) online olarak yayına sokulacak film ve hiçbir para
ödemeyeceksiniz. Bu derece de cömertler.
"Hayranlar için" lafıyla ne kadar samimi olduklarını da bu şekilde pekiştirmiş
oluyorlar.
fragranlar için: http://www.thehuntforgollum.com/trailers.htm
kaynak: http://arka-sokak.blogspot.com/2009/04/hunt-for-gollum.html
YÜZÜK TAŞIYICISI:FRODO
BAGGINS
Bilbo'nun akrabası ve mirasçısı olduğundan
yüzüğü ondan devralan bu genç hobbit, Yüzük'ü Karanlıklar Ülkesi Mordor'a
götürüp orada yoketme görevini üstlenerek şaşırtıcı bir cesaret gösterir. Bu
zorlu yolculukta ona yüzük kardeşliği yardımcı olacaktır.
DİĞER
KARDEŞLİK ÜYELERİ:
GANDALF
Orta
Dünya'nın en güçlü büyücülerinden biri olan Ga
büyük ölçüde etkiledi.
Tolkien'in annesi O daha 12 yaşındayken öldü. Bunun üzerine kardeşi Hilary ile Birmingham oratoryasındaki bir rahibin koruması altına girdiler. Daha sonra her
ikisi de yine Birmingham'daki King Edward's okuluna başladılar. Tolkien burada
hem Anglo-Saxon ve Orta İngilizce ile tanıştı, hem de "perilere ve elflere ait"
dediği yeni diller oluşturarak dil yeteneklerini geliştirdi.
Mezun olduktan sonra İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyan Tolkien, Birmingham'da tanıştığı Edith Bratt ile evlendi. Daha sonra 1915'deki Somme Savaşı'na katıldı ve bura...... [ Geri kalanını oku ]
Sir Gwain and the Green Knight, Beowulf: The Monsters and the Critics, The Hobbit
-1936-
Fairy Stories, Leaf by Niggle, Farmer Giles of
Ham
-1937-
The Lord of the Rings - Fellowship of the Ring, The Lord of the Rings - Two
Towers
The Lord of the Rings - The Return of the King, The Adventures of Tom
Bombadil
-1939-
Tree and Leaf, Smith of Wootton Major, The Road Goes Ever On
-1976-
The Father Christmas Letters
-1977-
The Silmarillion
-1980-
Unfinished Tales of Numenor and
Middle-Earth
-1981-
The Letters of J.R.R. Tolkien
-1982-
Mr. Bliss
-1983-
The Monsters and the Critics and Other
Essays
The History of Middle-Earth: The Book of Lost Tales
-1984-
The History of Middle-Earth: The Book of Lost
Tales Part Two
-1985-
The History of Middle-Earth: The Lays of
Beleriand
-1986-
Bu tarih kitabında sunulan dil, Üçüncü Çağ'da, Orta Dünya'nın Batı Toprakları'nda kullanılan Westron ya da diğer bir deyişle “Ortak Lisan"dır. O çağın gereklerine göre bu dil, kadim Arnor ve Gondor krallıkları sınırlan içinde yaşayan, hemen hemen bütün konuşan halkların (elfler hariç) ana dili halini almıştı; bu da kıyı boyunca Umbar'dan kuzeye doğru Forochel Körfezi'ne kadar, iç kısımlarda ise Dumanlı Dağlar ve Ephel Dúath'a kadar olan bir alanı kapsardı. Nehir'in batısında kalan ve Ferah Çayırlar'a kadar uzanan dağların doğusundaki toprakları da kapsayarak Anduin'in kuzeyine de yayılmıştı.
Eriador'un büyük bir bölümü terk edilmiş ve Ferah ile
Rauros arasında Anduin kıyısında çok az sayıda insan yaşıyor olsa bile, çağın
sonundaki Yüzük Savaşı sırasında Ortak Lisan'ın, ana dil olarak kullanıldığı
toprakların sınırlan hâlâ buralarıydı.
Anórien'dek
Westron, Elfçe etkisiyle zenginleştirilmiş ve yumuşatılmış olsa da bir İnsan lisanıydı. Aslında, özellikle de İlk Çağ'da batıya, Beleriand'a gelen Elf Dostlan'nın Üç Hanedanı olan ve Kuzey'deki Karanlık Göç'e karşı Büyük Taş Savaşı'nda Eldar'a yardım eden, Eldar'ın Atani veya Edain yani "İnsanların Ataları" dediği kimselerin lisanıydı.
Karanlık Güç devrildikten sonra Beleriand'ın büyük bir bölümünün sular altında kalıp yıkılmış olması nedeniyle Elf Dostlan'na da Eldar gibi Deniz'i aşıp Batı'ya gitme imkânı bahşedilmişti. Fakat Ölmeyen Diyar onlara yasak olduğu için, bütün ölümlü toprakların en batısı olan büyük ada onlara ayrılmıştı. Bu adanın adı Númenor (Batıil) idi. O yüzden Elf Dostları'nın çoğu ayrılarak Númenor'da yaşamaya başlamış ve burada namlı denizciler ve gemi ustaları olarak büyüyüp güçlenmişlerdi. Açık kumral ve uzun bo
...... [ Geri kalanını oku ]Shire ve Bree'li Hobbitler'in bu zamanlarda Ortak Lisanı kullanmaya başlamaları belki de bir bin yılı bulmuştu. Dili kendi usullerince, serbestçe ve umursamazca kullanıyorlardı; gerçi aralarında biraz daha eğitim görmüş olanları gerektiğinde daha resmi konuşabilecek kadar bu dile vakıftı.
Hobbitlere özgü bir lisanın kaydına rastlanmamıştır. Eski günlerde, yakınlarında veya birlikte yaşadıkları insanların dillerini kullanıyor oldukları anlaşılmaktadır. Böylece Eriador'a girdikten sonra Ortak Lisan'a çabucak uyum sağlayabilmişlerdir; Bree'ye yerleşmeye başladıkları zaman, eski dillerini unutmaya başlamışlardı bile. Görüldüğü kadarıyla bu yukarı Anduin'e ait, Rohirrim'e akraba olan bir insan diliydi; gerçi güneydeki Ülkenler'in kuzeye, Shire'a gelmeden önce Dunlendce'ye benzer bir dili kullanıyor oldukları ortaya çıkmıştır. (Yabaneller'e dönen Angle'lı Dikenler Ortak Lisan'ı çoktan devralmıştı; fakat Déagol
Üçüncü Çağ'a kalmış en kadim halk, Onodrim ya da Enydler idi. Ent, isimlerinin Rohan dilindeki biçimiydi. Entler kadim günlerde Eldarlar tarafından biliniyorlardı; Eldarlar entlere kendi dillerini vermemiş, onun yerine konuşma arzusu aşılamışlardı. Onların yarattıkları lisan başka hiçbir lisana benzemiyordu: Ağır, yankılı, toplu, tekrarlamalı, gerçekten uzun soluklu; Eldar'lı irfan sahiplerinin bile hiç yazıya dökme girişiminde bulunmadıkları, sesliler arasındaki nüans çeşitliliğine, niteliklerinde ve tonlamalardaki yükselme ve alçalmaya dayanan bir forma sahip bir dildi. Bu dili sadece kendi aralarında kullanıyorlardı ama bunu gizli tutmak zorunda değillerdi, zaten başka kimse öğrenemezdi.
Öte yandan entler, diller konusunda çok yetenekliydi; çabuk öğrenirler ve hiç unutmazlardı. Fakat eldar dillerini tercih ederler, en çok da kadim Yüksek Elf dilini severlerdi. Yani Ağaçsakal ve diğer entlerin kullanmış oldukları, hobbitlerin kaydettiği yabancı kelimeler ve isimler Elfçe'dir ya da elf lisanından ent usulünce bir araya getir
...... [ Geri kalanını oku ]Orklar, diğer ırkların, Rohan dilinde kötü halklara verdikleri ismin bir biçimidir. Sindarin dilinde orch idi. Hiç kuşkusuz Kara Lisan'daki uruk kelimesinin de bununla bir ilgisi vardı; gerçi genellikle bu kelime o sıralarda Mordor ve Isengard'dan yayılan büyük asker orklara veriliyordu. Daha alt seviyede olanlara, özellikle de Uruk-hai tarafından, "köle" anlamında snaga denirdi.
Orklar Eski Günler'de, Kuzey'in Karanlık Gücü tarafından üretilmişti. Kendilerine ait bir dilleri olmadığı söylenir; onun yerine diğer dillerden alabildiklerini almışlar ve kendi zevklerine göre saptırmışlardır, yine de bunlar, küfür veya sövüp saymak için kullanıldıkları zaman dışında kendi gereksinimleri için bile pek yeterli olmayan, sadece kaba anlaşılmaz sözlerdi. Bu yaratıklar garaz ile dolu, kendi cinslerinden bile nefret eden varlıklar olduklarından kısa sürede kendi ırklarına ait kaç grup veya yerleşim merkezi varsa o kadar barbar lehçe geliştirmişlerdi; böylece değişik kabileler arasında Orkça kullanmak onlara pek bir fayda sağlamıyordu.
...... [ Geri kalanını oku ]Troll, Sindarin dilindeki Torog'un karşılığı olarak kullanılmıştır. Başlangıçlarında, ta Eski Günler'in alacakaranlığında, kalın kafalı ve aptal yaradılışlı olan bu yaratıkların, hayvanlardan farklı bir dilleri yoktu. Fakat Sauron onları kullanmış, öğrenebilecekleri kadarını öğretmiş, zekâlarını kötülükle bilemişti. O yüzden troller hâkim olabildikleri kadarıyla dillerini orklardan öğrenmişlerdi; Batı Toprakları'nda Taş Trolleri Ortak Lisan'ın bozulmuş bir şeklini kullanıyorlardı.
Fakat Üçüncü Çağ'ın sonunda güney Kuyutorman'da ve Mordor'un dağ sınırlarında daha önce hiç rastlanmamış bir trol ırkı görülmeye başladı. Kara Lisan'da bunlara Olog-hai deniyordu. Bunları, hangi soydan olduğunu bilmeseler de, Sauron'un üretmiş olduğuna kimsenin kuşkusu yoktu. Kimisi bunların trol değil de dev orklar olduğunu kabul ediyordu; fakat Olog-hai hem bedensel açıdan, hem de zihinsel açıdan, irilik ve güç açısından çok daha ileri oldukları en iri ork cinsinden bile çok farklıydı. Trold�
Cüceler tamamen ayn bir ırktır. Garip başlangıçları ve insanlar ile elflere neden hem benzeyip, hem benzemedikleri Silmarillion'da anlatılır; fakat bu öyküyü Orta Dünya'nın daha alt seviyedeki elfleri bilmiyorlardı; öte yandan daha sonra yaşayan insanların öyküleri, diğer ırkların hatıralarıyla karışmıştır.
Gizemli, çalışkan, uğradıkları haksızlıkları (ve çıkarlarını) kolay kolay unutmayan, değerli değersiz tüm taşlan ve kendi halinde yaşayan şeyleri değil de bir ustanın elleri altında biçim değiştirebilen şeyleri çok seven, genellikle dayanıklı, aksi tabiatlı bir soydu. Fakat kötü yaradılışlı değillerdi; insanların anlattıkları hikâyeler ne derse desin aralarında kendi rızasıyla Düşman'a hizmet eden çok azdı. Çünkü eski insanlar onların zenginliklerini, el ustalıklarını arzularlardı ve iki ırk arasında bir düşmanlık vardı.
Fakat Üçüncü Çağ'da birçok yerde insanlar ile cüceler arasında sıkı bir dostluğa rastlanıyordu; kadim konakları yıkıldıktan sonra yapt�
Yapımcı: Turbine
- www.middle-earthonline.com
Tür: MMORPG (Massive Multiplayer Online Role Playing
Game)
Min. Sistem Gereksinimi:
Belli Değil
Artık Orta Dünya da multiplayer!
Sanırım şu Yüzüklerin Efendisi filmleri en çok da benim gibi Tolkien hayranlarına yaradı. Kitabı yıllardır piyasada olmasına rağmen filmi yapılır yapılmaz birden gündeme oturdu. Sonra da her popüler film gibi oyunları yapılmaya başlandı. Aksiyonu, stratejisi derken sonunda yapımcılar multiplayer işine de el attılar ve işte sonucu: Middle-Earth Online.
Taştan saraylar, yerdeki kovuklar..
Orta Dünya'da geçen ilk devasa multiplayer olacak oyun, kitapların anlattığı üçüncü çağda geçecek. Oyun sırasında Yüzük Kardeşliği'ni göremeyecek olmamıza ra�
...... [ Geri kalanını oku ]Yapımcı: EA
Games - www.eagames.com
Tür: RTS (Gerçek Zamanlı Strateji)
Min. Sistem Gereksinimi: Belli Değil
Çıkış Tarihi: Sonbahar 2004
"Battle for Middle Earth is about to begin!"
Battle for Middle Earth, bize Orta Dünya'da daha önce hiç yaşamadığımız deneyimleri yaşatacağa benziyor. Gerçek zamanlı olarak tamamen açık bir dünyada ordularımızı ve kahramanlarımızı kontrol edecek, hatta istersek kendi kahramanlarımızı yaratıp onların güçlerini ve yeteneklerini düzenleyebileceğiz. Burada ordulardan kastımız yüz kişilik askerler ve kahramanlar değil. Binlerce kana susamış ork, rohan süvarileri, ölü ordular ve üzerine kitap veya filmlerden de hatırlayabileceğimiz Balrog, Troll ve dahası!
Oyunun en ilgi çekici özelliklerinden biri de savaşlarda hangi tarafta bulunacağımızı belirleyebilec
...... [ Geri kalanını oku ]Web: memod.co.uk
Min. Sistem Gereksinimi:
P4 2Ghz İşlemci, 512MB RAM, 64MB
Ekran Kartı, 2GB HD Alanı
Çıkış Tarihi: Belli Değil
Mod yapımcılığı insanlara yeni bir oyun yapmadan amaçlarına ulaşma imkanı sağlar. Mod yapımı konusunda en popüler oyunlardan biri olan Morrowind'e sonunda ilginç bir mod daha yapılıyor: Orta Dünya Modu!!!
Middle-Earth Mod, Morrowind için çıkmış en büyük modlardan biri olacak. Ayrıca yapımcılar J.R.R. Tolkien'in yarattığı dünyaya tamamen sadık kalacaklarını söylüyorlar. Elimizde mod ile ilgili henüz fazla bilgi yok. Ama yapımcıların vaad ettikleri özellikler kısaca şöyle:
İnanılmaz kaliteli
modeller ve kaplamalar:
Oyunun bu özelliği biraz da Morrowind'den geliyor. Mod geliştiricileri
Morrowind'in grafiklerini daha da geliştireceklermiş. Buna göre oyunun
siste
Yapımcı: EA
Games - www.ea.com
Tür: APA (Aksiyon-Platform-Macera :)
Min. Sistem Gereksinimi:
P3 600 İşlemci, 128MB RAM, 32MB
Ekran Kartı, 2GB HD Alanı
Çoklu Oyuncu: Yok
"Toprakta bir kovukta bir hobbit yaşardı."
Bir gün Profesör Tolkien, çocukları için bir masal yazdı. Bilbo Baggins, hiçbir hırsı olmayan ve rahatına düşkün bir hobbitti. Bir gün birçok Cüce ve bir büyücü gelip ondan ejderin el koyduğu altınları çalmasını istedi. Zavallı Bilbo, hırsız olmadığını anlatmaya çalıştı ama kafile gönülsüz bir hırsızla yola koyulmuştu bile..
İşte sonunda "Yüzüklerin Efendisi Diyarı"na giriş niteliği taşıyan Hobbit de oyuna uyarlandı. Belki de düşündüğümüzden biraz daha farklı oldu ama bu onun başarılı olmadığı anlamına gelmiyor. Bu farklılığın en önemli sebebi oyunun grafikleri
...... [ Geri kalanını oku ]Yapımcı: EA
Games - www.ea.com
Tür: Aksiyon
Min. Sistem Gereksinimi:
P3 600 İşlemci, 128MB RAM, 32MB
Ekran Kartı, 2GB HD Alanı
Çoklu Oyuncu: Tek bilgisayar üzerinden iki kişi
Her şey J.R.R Tolkien'in o muhteşem eserini, yani Yüzüklerin Efendisi'ni, yaratmasıyla başladı. Kitapların kazandığı başarı, filmlerin yapımını, filmlerin başarısı ise interaktif oyunlarının yapımını tetikledi. Sonuç olarak karşımıza bu muhteşem oyun çıktı. Serinin önceki oyunlarının aksine bu oyun gerçekten çok başarılı. Tabiki oyun kitaptan çok filmden çevirilmiş olduğundan, eğer halen yapmadıysanız (ki sanmıyorum) öncelikle filmi izlemek sizin açınızdan iyi olacaktır.
Oyun daha açılır açılmaz kendimizi Gandalf olarak Miğfer Dibi'nde buluyoruz. Bu bölüm aslında oyuna alışmamız için yapılmış. Hangi tuşların ne işe yaradığını sırayla anlatı
...... [ Geri kalanını oku ](BATI ÜLKELERİNİN KRONOLOJİSİ)
İLK ÇAĞ, Valinor Ordusu’nun Thangoridrim’i yıktığı ve Morgoth’un devrilişiyle sonuçlanan Ulu Savaş’la sona erdi. A
...... [ Geri kalanını oku ]v Gandalf:
Sauron’la İlgili Frodo’ya: “ Tek olan O’na yeter; çünkü o yüzüğü bizzat yapmıştı; o, O’nun yüzüğü ve eski gücünün büyük bir bölümünü bu yüzüğe aktarmıştı ki, tüm diğerlerine hükmedebilsin.”
...... [ Geri kalanını oku ]
Ø Gandalf, Döndükten Sonra Grup Üyelerine:
“ Bildiğim zannettiğim şeylerin çoğunu unuttum ve unuttuğumu zannettiğim şeylerin çoğunu yeniden öğrendim. Uzakta olan birçok şeyi görebiliyorum ama yakında olan birçok şeyi göremiyorum.”
&nbs
...... [ Geri kalanını oku ]- Sayfa 1
- İleri